fihrist

figân

Fa figān/afgān فگان/أفگان z(kuş) ötme, çağırma, feryat

figür

Fr figure şekil, özellikle insan gövdesinin şekli, güzel sanatlarda insan tasviri Lat figura şekil, biçim Lat figere, fig- biçimlendirmek, elle şekil vermek +()tura << HAvr *dʰiHgʷ- (*dʰīgʷ-) HAvr *dʰei̯gʷ- (hamur veya kerpiç) yoğurmak

figüran

Fr figurant «boy gösteren», tiyatroda veya filmde sözsüz rol alan oyuncu Fr figurer şekil vermek, boy göstermek +ent°

figüratif

Fr figuratif figür içeren, figürlü Fr figurer şekil vermek +()tiv°

fiğ

Yun vikíon βικίον zbaklagillerden bir bitki, vicia sativa (Kaynak: Tietze Gr 43.)≈? EYun aphákē αφάκη za.a. +ion

fihrist

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
fihrist-i aˁmāl [amel defteri] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
fihris فهرس & usit. fihrist, p. a. : kanun, ˁasl, kitāb evveli, mecmeü'l-eşyā, defter. Canon, regula, syllabus, elenchus, seu index capitum libri.

Ar/Fa fihris/fihrist فهرست zkatalog, liste, kitabın muhteva listesi

Not: Arapça ve Farsçada ortak olan sözcük, Kamus'a göre Farsçadan muarrebdir. Lane sf. 2453. Ancak Farsça sözcüğün kökeni açık değildir.


29.07.2015
fiil

Ar fiˁl فِعْل z [#fˁl fiˁl msd.] edim, eylem Ar faˁala فَعَلَ zetti, eyledi

fikir

Ar fikr فِكْر z [#fkr fiˁl ] düşünce Ar fakara فَكَرَ zdüşündü, akıl yürüttü

fiks

Fr fixe bir yere veya şeye iliştirilmiş, sabit Lat fixus [pp.] a.a. Lat figere, fix- iliştirmek, tutturmak, sabitlemek << HAvr *dʰiHgʷ- (*dʰīgʷ-) a.a.

fikstür

İng fixture 1. sabit ve değişmez şey, 2. (sporda) duvara asılan karşılaşmalar listesi İng fix sabitlemek, kararlaştırmak +()tura Fr fixe sabit

fiktif

Fr fictif İng fictive itibari, sanal, suni Lat fingere, fig- biçimlendirmek +()tiv°