feyiz

fevk

Arapça fwḳ kökünden gelen fawḳ فَوْق z "üstün olma, üst" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fāḳa فَاَق z "aştı, üstün geldi" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

fevkalade

Arapça fawḳa'l-ˁāda(t) فوقالعادة z "olağan üstü, alışılmışın üstü" sözcüğünden alıntıdır.

fevkani

Arapça fawḳ فوق z "üst" sözcüğünden türetilmiştir.

fevri

Arapça fwr kökünden gelen fawr فور z "kaynama, feveran, acele" sözcüğünden türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça fāra فار z "kaynadı, feveran etti" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

fevt

Arapça fwt kökünden gelen fawt فوت z "geçip gitme, kaçma, (mecazen) ölüm" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fāta فات z "geçip gitti, kayboldu, kaçtı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

feyiz
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
her ne kim ḥaḳ hażretinden feyż olur [yayılır]

Köken

Arapça fyḍ kökünden gelen fayḍ فيض z "1. (su) taşıp çıkma, saçılma, yayılma, 2. bolluk, cömertlik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fāḍa فَاضَ z "(su) taştı, yayıldı, saçıldı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

Benzer sözcükler

feyizlenmek, feyz

Bu maddeye gönderenler

faiz, feza


09.12.2014
feyk

İngilizce fake "sahte, kandırmaca" sözcüğünden alıntıdır.

feylesof

Arapça flsf kökünden gelen faylasūf veya fīlasūf فيلسوف z "felsefeci" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca philósophos φιλόσοφος z "«bilgelik seven», felsefeci" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Pythagoras, Yun. filozof (MÖ 5. yy).) Bu sözcük Eski Yunanca phílos φίλος z "seven" ve Eski Yunanca sophós σοφός z "bilge, bilgin, üstad" sözcüklerinin bileşiğidir.

feza

Arapça fḍw kökünden gelen faḍāˀ فضاء z "saha, geniş alan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faḍā فَضَا z "açıldı, yayıldı" fiilinin faˁal vezninde türevidir. Bu sözcük Arapça fyḍ kökünden gelen aynı anlama gelen fāḍa sözcüğü ile eş kökenlidir.

fezleke

Arapça faḏlaka(t) فذلكة z "yazının sonundaki özet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fa ḏālika ف ذالك z "şöyle ki, şu halde" deyiminden türetilmiştir.

fıçı

Orta Yunanca boûttis veya boútzi βούττις z "fıçı, varil, gemi hacim birimi" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Geç Latince butta veya buttis "fıçı, metal halkaları olan büyük küp" sözcüğü ile eş kökenlidir.