ferforje

ferağ

Ar farāġ فَراغ z [#frġ faˁāl msd.] 1. boşaltma, boş olma, serbest olma, 2. boşluk, vakum Ar faraġa فَرَغَ zboşalttı, tüketti, feragat etti

ferah

Ar faraḥ فرح‎ z [#frḥ faˁal msd.] gönül açıklığı, rahatlık, huzur OFa *frāh a.a. ≈ Ave frātha- açık, geniş (≈ Sans prāthu a.a. )

feraset

Ar firāsa(t) فِراسة z [#frs fiˁāla(t) msd.] (görüş veya kavrayışta) uyanık olma ≈ Aram pəraş פְּרַשׁ zayırt etmek, aymak, kavramak

ferç

Ar farc فرج z [#frc faˁl msd.] 1. açıklık, apış, 2. özellikle dişilik organı Ar faraca فرج zyardı, ayırdı ≈ Ar faraḳa a.a.

ferda

Fa fardā فردا z1. gün doğumu, şafak, 2. yarın << OFa fratāg a.a.

ferforje

[ Cumhuriyet - gazete, 1939]
gümüş kaplama çatak bıçak takımı, kristal ve ferforje elektrik avizeler, Singer otomatik dikiş makinesi(...)

Fr fer forgé [pp.] dövme demir § Fr fer demir (<< Lat ferrum demir ) Fr forger demiri döverek şekil vermek

Bu maddeye gönderenler: şimendifer


12.12.2015
feri

Ar farˁī فرعى z [nsb.] ikincil, derivatif Ar farˁ فرع z [#frˁ faˁl msd.] dallanma, dal

feribot

İng ferryboat yolcu ve araç taşıyan tekne § İng ferry iletmek, taşımak (Ger *fārjan a.a. << HAvr *por-éi̯e- a.a. HAvr *per-¹ geçmek ) İng boat gemi

ferik

Ar farīḳ فريق z [#frḳ faˁīl sf.] askeri birlik, müfreze, bölük Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

ferisi

Fr pharisée İng pharisee sofu ve kuralcı kimse, özellikle İsa zamanında sofu Yahudi Lat pharisaeus a.a. EYun pharisaíos a.a. İbr pərūşīm פְּרוּשִׁים z [çoğ.] «seçkinler», a.a. İbr pārūş פָּרוּשׁ zseçkin İbr/Aram #prş פ‎ר‎‎ש z1. yaymak, açmak, 2. seçmek, ayırmak

feriştah

Fa firişte فرشته zelçi, melek << OFa frēştag/hrēştag a.a. Ave fraēşta- elçi