ferace

fenol

Fr phénole «aydınlatma yağı», yanıcı bir kimyasal madde § EYun phaínō φαίνω zışımak, aydınlanmak EYun élaion ελαίον zyağ

fenomen

Fr phénomène görünen şey, olgu, görüngü EYun phainómenon φαινόμενον zgörünen şey, görüntü EYun phaínō φαίνω zaydınlanmak, görünmek +men°

fent

≈ Fa fand فند‎ zhile, desise Ar fann beceri, teknik, hüner

feodal

Fr féodal vassalaj ilişkisine dayalı siyasi veya hukuki düzen OLat feudum/feodum Ortaçağ hukukunda belli yükümlülükler karşılığında tasarruf edilen mülk biçimi +al° Ger

fer

Fa farr فرّ znur, ışık, parıltı, ihtişam, özellikle hükümdarlara özgü parıltı << OFa farn a.a. (≈ Ave hvarənah- a.a. Ave hvarə- güneş ) << HAvr *sóh₂wl̥ (*sṓwl̥) güneş

ferace

ferecî [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
cāmedāndan Mısrī göŋlek, Fezī cübbe, Hindubārī ferecī geydi [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ferāce, ferrāce vul. ferece: Vestis exterior cum largis & patulis manicis [geniş kollu dış giysi].

Ar farūc/furūca(t) فروج z [#frc] kaftan, tünik ~? Aram parəgod פַרְגּוֹד z1. örtü, perde, 2. a.a. ≈ OYun paragōdēs παραγώδης za.a.

Not: OYun phoresiá (a.a.) Arapça veya Türkçeden alıntıdır. MS. 2. yy'dan itibaren görülen Aramice sözcüğün kaynağı meçhuldür (Jastrow sf. 1214).


05.09.2017
feragat

Ar farāġa(t) فراغة z [#frġ faˁāla(t) msd.] (mülkü veya makamı) terketme Ar faraġa فَرَغَ zboşalttı, terk etti

ferağ

Ar farāġ فَراغ z [#frġ faˁāl msd.] 1. boşaltma, boş olma, serbest olma, 2. boşluk, vakum Ar faraġa فَرَغَ zboşalttı, tüketti, feragat etti

ferah

Ar faraḥ فرح‎ z [#frḥ faˁal msd.] gönül açıklığı, rahatlık, huzur OFa *frāh a.a. ≈ Ave frātha- açık, geniş (≈ Sans prāthu a.a. )

feraset

Ar firāsa(t) فِراسة z [#frs fiˁāla(t) msd.] (görüş veya kavrayışta) uyanık olma ≈ Aram pəraş פְּרַשׁ zayırt etmek, aymak, kavramak

ferç

Ar farc فرج z [#frc faˁl msd.] 1. açıklık, apış, 2. özellikle dişilik organı Ar faraca فرج zyardı, ayırdı ≈ Ar faraḳa a.a.