fazilet

fayda

Ar fāˀida(t) فائدة z [#fyd fāˁila(t) fa. fem.] yararlanma, kazanç, ası Ar fāda فَادَ zyararlandı

fayrap

İng fire up «ateşi artır!», buharlı gemilerde hız emri § İng fire ateş (<< Eİng fýr a.a. << Ger *fūri- a.a. << HAvr *péh₂wr̥ (*pā́wr̥) a.a. ) İng up yukarı hareket bildiren edat

fayton

Fr phaéton kiralık at arabası öz Phaëton mitolojide Helios'un at arabasını ödünç alıp deviren oğlu

faz

Fr phase evre, özellikle ayın evreleri YLat phasis ayın evresi EYun phásis φάσις zışıma EYun phaínō, pha- φαίνω, φα- zışımak, aydınlanmak +sis

fazıl

Ar fāḍil فاضل z [#fḍl fāˁil fa.] faziletli, seçkin, üstün Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, üstün idi

fazilet

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
bilig maˁdini ham fażīlat kanı [bilgi madeni ve fazilet kaynağı]

Ar faḍīla(t) فضيلة z [#fḍl faˁīlā(t) sf. fem.] üstünlük, seçkinlik, erdem Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, üstün idi

 fazla

Benzer sözcükler: faziletfüruş

Bu maddeye gönderenler: fazıl (efdal)


06.04.2015
fazla

Ar faḍla(t) فضلة z [#fḍl faˁla(t) mr.] ölçünün üzerinde olan şey, artık, ekstra Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, çok oldu, çok geldi, üstün idi

fe+

Ar fa ف ziçin, uğruna (edat)

fecaat

Ar facīˁa(t) فجيعة z [#fcˁ faˁīlā(t) sf. fem.] acı veren olay, musibet, trajedi

fecayi

Ar facāˀiˁ فجائع z [#fcˁ fawāˁil çoğ.] facialar Ar facīˁa(t) [t.]

feci

Ar facīˁ فجيع z [#fcˁ faˁīl sf.] elemli, ıstırap veren Ar facaˁa فَجَعَ zacı verdi, canını yaktı