faz

fay

Fr faille 1. hata, eksik, bozukluk, 2. yarık, çatlak, jeolojide yer kabuğu yarığı Fr faillir eksik veya hatalı olmak, yetmemek << Lat fallere, fals- a.a.

fayans

Fr faïence çömlek üzerine işlenen bir tür sır ve bu yöntemle imal edilen eşya öz Faenza İtalya'da bir kent

fayda

Ar fāˀida(t) فائدة z [#fyd fāˁila(t) fa. fem.] yararlanma, kazanç, ası Ar fāda فَادَ zyararlandı

fayrap

İng fire up «ateşi artır!», buharlı gemilerde hız emri § İng fire ateş (<< Eİng fýr a.a. << Ger *fūri- a.a. << HAvr *péh₂wr̥ (*pā́wr̥) a.a. ) İng up yukarı hareket bildiren edat

fayton

Fr phaéton kiralık at arabası öz Phaëton mitolojide Helios'un at arabasını ödünç alıp deviren oğlu

faz

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
faz: ... safha.

Fr phase evre, özellikle ayın evreleri YLat phasis ayın evresi EYun phásis φάσις zışıma EYun phaínō, pha- φαίνω, φα- zışımak, aydınlanmak +sis

 fantezi

Bu maddeye gönderenler: trifaze


18.08.2011
fazıl

Ar fāḍil فاضل z [#fḍl fāˁil fa.] faziletli, seçkin, üstün Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, üstün idi

fazilet

Ar faḍīla(t) فضيلة z [#fḍl faˁīlā(t) sf. fem.] üstünlük, seçkinlik, erdem Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, üstün idi

fazla

Ar faḍla(t) فضلة z [#fḍl faˁla(t) mr.] ölçünün üzerinde olan şey, artık, ekstra Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, çok oldu, çok geldi, üstün idi

fe+

Ar fa ف ziçin, uğruna (edat)

fecaat

Ar facīˁa(t) فجيعة z [#fcˁ faˁīlā(t) sf. fem.] acı veren olay, musibet, trajedi