fasafiso

farmakoloji

Fr pharmacologie ilaç bilimi EYun phármakon φάρμακον zilaç

farmason

Fr franc maçon mason § Fr franc serbest, özgür Fr maçon duvarcı

fars

Fr farce 1. oyunların sahne aralarına eklenen halk tipi diyalog, 2. kaba güldürü Fr farcir doldurmak, dolma yapmak << Lat farcire, farct- tıkmak, doldurmak << HAvr *bʰr̥kʷ-i̯e- HAvr *bʰrekʷ- tıkmak, sıkmak, boğmak, kalabalık etmek

farz

Ar farḍ فَرْض z [#frḍ faˁl msd.] 1. kertik, çentik, 2. gerek, gereklilik, dini ve ahlaki zorunluluk, 3. mantıki gereklik, varsayım Ar faraḍa فَرَضَ z1. kertti, 2. gerektirdi

fas

Fr face yüz, cephe << Lat facies a.a.

fasafiso

"boş şey, boş söz (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
fasafiso: Choses vaines, paroles futiles. "dalavere" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Aznif Durdu güya modistralık yapar, halbuki gizliden gizliye fasafiso çevirir.

Ar fasāfis فسافس z [#fsfs faˁālil q. çoğ.] haşerat Ar fisfisa(t) فسفسة z [q. msd.] haşere, böcek, özellikle tahta kurusu


09.09.2017
fasarya

(Yun fasaría φασαρία zgürültü, patırtı, kargaşa ) İt fesseria aptallık, geri zekalılık İt fesso aptal, yarım akıllı << Lat fessus 1. arık, yorgun, bitkin, 2. hasta, bunak

fasat

Fr façade bina cephesi İt facciata yüz, cephe

faseta

Fr facette traş edilmiş elmas yüzü, cephe Fr face [küç.] yüz, cephe

fasık

Ar fāsiḳ فاسِق z [#fsḳ fāˁil fa.] suçlu, günahkâr Ar fasaḳa فَسَقَ zsuç işledi

fasıl

Ar faṣl فصل z [#fṣl faˁl msd.] 1. ayırma, bölme, 2. bölüm, aralık, mevsim Ar faṣala فَصَلَ zayırdı, böldü