fasık

fas

Fr face yüz, cephe << Lat facies a.a.

fasafiso

Ar fasāfis فسافس z [#fsfs faˁālil q. çoğ.] haşerat Ar fisfisa(t) فسفسة z [q. msd.] haşere, böcek, özellikle tahta kurusu

fasarya

(Yun fasaría φασαρία zgürültü, patırtı, kargaşa ) İt fesseria aptallık, geri zekalılık İt fesso aptal, yarım akıllı << Lat fessus 1. arık, yorgun, bitkin, 2. hasta, bunak

fasat

Fr façade bina cephesi İt facciata yüz, cephe

faseta

Fr facette traş edilmiş elmas yüzü, cephe Fr face [küç.] yüz, cephe

fasık

[ Kutadgu Bilig, 1069]
zinā ḳılma fāsıḳ atanma ḳara [zina etme, adın kara günahkâra çıkmasın]

Ar fāsiḳ فاسِق z [#fsḳ fāˁil fa.] suçlu, günahkâr Ar fasaḳa فَسَقَ zsuç işledi

 fısk


11.05.2015
fasıl

Ar faṣl فصل z [#fṣl faˁl msd.] 1. ayırma, bölme, 2. bölüm, aralık, mevsim Ar faṣala فَصَلَ zayırdı, böldü

fasıla

Ar fāṣila(t) فاصلة z [#fṣl fāˁila(t) fa. fem.] ara, aralık Ar faṣala فصل zayırdı, böldü

fasih

Ar faṣīḥ فصيح z [#fsḥ faˁīl sf.] açık, kolay anlaşılır Ar faṣaḥa فَصَحَ zaçtı

fasikül

Fr fascicule kitapçık, fasikül Lat fasciculus [küç.] küçük demet Lat fascis demet, iple bağlı küme +icul° << HAvr *bʰask- demet

fasile

Ar faṣīla(t) فصيلة z [#fṣl faˁīlā(t) sf. fem.] grup, zümre, aile, kabile Ar faṣala فصل zböldü