fariğ

farazî

Ar faraḍī فَرَضى z [nsb.] farza dair, farzî Ar faraḍ فَرَض z [#frḍ faˁal ] zorunlu kabul, yasa, varsayım

farbala

Fr falbala süsleme amacıyla kullanılan geniş kurdele ≈ Prov farbella a.a. ?

fare

Ar faˀra(t) فأرة z [#fAr faˁla(t) ] dişi fare veya tek bir adet fare Ar faˀr فأر zfare (kollektif isim)

farenjit

Fr pharyngite boğaz enfeksiyonu EYun phárynks, pharyng- φάρυνξ, φαρυγγ- zboğaz +itis <? HAvr *bʰer-² delmek (Kaynak: Watkins sf. 10.)

farfara

~? İt farfalla geveze ve akılsız kimse

fariğ

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
tilekçe tiril inç fārıġ kaḏġusuz [dilediğin gibi yaşa dinç dertsiz kaygısız] [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
endīşe-i aˁdāden fārığ olasın ve baḳıye-i eyyām-ı zindegānīde āsāyiş bulasın [düşman korkusundan azade olasın ve ömrünün geri kalanında huzur bulasın]

Ar fāriġ فارغ z [#frġ fāˁil fa.] boşlamış, (dertten ve zahmetten) kurtulmuş, azade Ar faraġa فَرَغَ zboşalttı, feragat etti, özgür kaldı

 ferağ


25.05.2015
farika

Ar fāriḳa(t) فارقة z [fem.] ayırt eden (dişil) Ar fāriḳ فارق z [#frḳ fāˁil fa.] ayırt eden

fariza

Ar farīḍa(t) فريضة z [#frḍ faˁīlā(t) sf. fem.] farz olan şey, dini ödev Ar faraḍa فَرَضَ zbelirledi, kural koydu

fark

Ar farḳ فرق z [#frḳ faˁl msd.] 1. ayrılma, ayrışma, ayırt etme, 2. ayrım Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

farmakoloji

Fr pharmacologie ilaç bilimi EYun phármakon φάρμακον zilaç

farmason

Fr franc maçon mason § Fr franc serbest, özgür Fr maçon duvarcı