faraza

fanus

Ar fānūs فانوس z [#fns] lamba, fener EYun phanós φανός z [dev.] a.a. EYun phaínō φαίνω, φα- zaydınlanmak, aydınlatmak

fanzin

İng fanzine bir şarkıcı veya müzik grubu hayranlarının çıkardığı amatör dergi İng fan magazine

far1

Fr phare 1. deniz feneri, 2. otomobil ışığı EYun pháros φάρος zdeniz feneri öz Pháros İskenderiye açığında deniz feneriyle ünlü ada

far2

Fr fard [dev.] gözkapağı boyası Fr farder makiyaj yapmak, yüzünü boyamak << Ger *farwidon boyamak

faraş

Ar farāş فراش z [#frş fiˁāl mesl.] 1. kelebek, 2. kürek kemiği, kafatasının yan kemiği Ar faraşa فرش zyaydı, açtı, döşedi

faraza

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
farzā pro farzan: Planè, omninò, maxime verò [kesinkes, aşikâre] & dato casu, supposito [varsayım gereği] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
farazā: Tutalım ki.

Ar farḍan فرضاً z [zrf.] farz olarak, kural veya varsayım gereği Ar farḍ فرض z [#frḍ] zorunlu kabul, yasa, varsayım

 farz

Not: İkinci /a/ sesi 19. yy'dan önce Türkçede türemiştir.


09.12.2014
farazî

Ar faraḍī فَرَضى z [nsb.] farza dair, farzî Ar faraḍ فَرَض z [#frḍ faˁal ] zorunlu kabul, yasa, varsayım

farbala

Fr falbala süsleme amacıyla kullanılan geniş kurdele ≈ Prov farbella a.a. ?

fare

Ar faˀra(t) فأرة z [#fAr faˁla(t) ] dişi fare veya tek bir adet fare Ar faˀr فأر zfare (kollektif isim)

farenjit

Fr pharyngite boğaz enfeksiyonu EYun phárynks, pharyng- φάρυνξ, φαρυγγ- zboğaz +itis <? HAvr *bʰer-² delmek (Kaynak: Watkins sf. 10.)

farfara

~? İt farfalla geveze ve akılsız kimse