farazî

fanzin

İng fanzine bir şarkıcı veya müzik grubu hayranlarının çıkardığı amatör dergi İng fan magazine

far1

Fr phare 1. deniz feneri, 2. otomobil ışığı EYun pháros φάρος zdeniz feneri öz Pháros İskenderiye açığında deniz feneriyle ünlü ada

far2

Fr fard [dev.] gözkapağı boyası Fr farder makiyaj yapmak, yüzünü boyamak << Ger *farwidon boyamak

faraş

Ar farāş فراش z [#frş fiˁāl mesl.] 1. kelebek, 2. kürek kemiği, kafatasının yan kemiği Ar faraşa فرش zyaydı, açtı, döşedi

faraza

Ar farḍan فرضاً z [zrf.] farz olarak, kural veya varsayım gereği Ar farḍ فرض z [#frḍ] zorunlu kabul, yasa, varsayım

farazî

YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
farazī: İtibarî. YO: faraziyat [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
farazīyāt: ... farz ve takdir üzerine mebni olan şeyler. YO: faraziye "teori" [ Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri, 1908]
bu faraziyenin husūlünü memleketin saˁādeti nokta-i nazarından temennī ederiz.

Ar faraḍī فَرَضى z [nsb.] farza dair, farzî Ar faraḍ فَرَض z [#frḍ faˁal ] zorunlu kabul, yasa, varsayım

 farz

Not: Karş. Ar faraḍī "feraiz ilminde uzman kişi, miras hukukçusu". "Teori, teorik" anlamına gelen türevler Yeni Osmanlıcadır.

Benzer sözcükler: farazî, faraziyat


10.01.2018
farbala

Fr falbala süsleme amacıyla kullanılan geniş kurdele ≈ Prov farbella a.a. ?

fare

Ar faˀra(t) فأرة z [#fAr faˁla(t) ] dişi fare veya tek bir adet fare Ar faˀr فأر zfare (kollektif isim)

farenjit

Fr pharyngite boğaz enfeksiyonu EYun phárynks, pharyng- φάρυνξ, φαρυγγ- zboğaz +itis <? HAvr *bʰer-² delmek (Kaynak: Watkins sf. 10.)

farfara

~? İt farfalla geveze ve akılsız kimse

fariğ

Ar fāriġ فارغ z [#frġ fāˁil fa.] boşlamış, (dertten ve zahmetten) kurtulmuş, azade Ar faraġa فَرَغَ zboşalttı, feragat etti, özgür kaldı