fanus

fanila

Fr flanelle bir tür yünlü kumaş İng flannel a.a. Gal gwlân yün << HAvr *h₂wĺ̥h₁-neh₂ (*awlḗ-nā) kürk, hayvan postu (Kaynak: Pokorny sf. 1139.)<< HAvr *h₂welh₁- (*awel-) kürk, hayvan postu (Kaynak: Pokorny sf. 1139.)

fantastik

Fr fantastique görüntüsel, hayali, düşsel EYun phantastikós φανταστικός za.a. EYun phantazō hayal görmek +istik°

fantazma

Fr fantasme hayal EYun phántasma φάντασμα zgörüntü, hayal EYun phantázomai görünmek +ma(t)

fantezi

Fr fantaisie görüntü, hayal, hayal mahsulü, düş gücü EYun phantasía φαντασία zgörüntü, hayalât EYun phaínō φαίνω z1. aydınlanmak, görünmek, 2. aydınlatmak, görünür kılmak << HAvr *bʰn̥h₂-i̯e- (*bʰān-i̯e-) HAvr *bʰeh₂-² (*bʰā-) parlamak, ışımak, aydınlanmak

fantom

Fr fantôme İng phantom hayalet Lat phantasma a.a. EYun phántasma ϕάντασµα za.a. EYun phantázō φαντάζω zhayal görmek +ma(t)

fanus

[ Codex Cumanicus, 1303]
lanterna - Fa: fenus - Tr: fanar [ Zati, Divan, <1550]
Bī-nevālar fānūs-ı hayāl gibi götlerine mum sokub

Ar fānūs فانوس z [#fns] lamba, fener EYun phanós φανός z [dev.] a.a. EYun phaínō φαίνω, φα- zaydınlanmak, aydınlatmak

 fantezi

Bu maddeye gönderenler: fener, selofan


08.10.2017
fanzin

İng fanzine bir şarkıcı veya müzik grubu hayranlarının çıkardığı amatör dergi İng fan magazine

far1

Fr phare 1. deniz feneri, 2. otomobil ışığı EYun pháros φάρος zdeniz feneri öz Pháros İskenderiye açığında deniz feneriyle ünlü ada

far2

Fr fard [dev.] gözkapağı boyası Fr farder makiyaj yapmak, yüzünü boyamak << Ger *farwidon boyamak

faraş

Ar farāş فراش z [#frş fiˁāl mesl.] 1. kelebek, 2. kürek kemiği, kafatasının yan kemiği Ar faraşa فرش zyaydı, açtı, döşedi

faraza

Ar farḍan فرضاً z [zrf.] farz olarak, kural veya varsayım gereği Ar farḍ فرض z [#frḍ] zorunlu kabul, yasa, varsayım