fani

fan2

İng fan [abb.] herhangi bir kişi veya grup veya akımın hayranı veya takipçisi İng fanatic

fanatik

Fr fanatique asabi, mutaassıp Lat fanaticus tapınağa ait olan, 'tanrı çarpmış', cezbeye tutulmuş Lat fanum tapınak +ic°

fanfar

Fr fanfare gürültülü bando müziği Fr fanfaronnade şatafat, pahalı ve gürültülü gösteriş İsp fanfarrón şatafat meraklısı, gösterişçi kimse Ar farfara(t) فرفرة z [msd.] (hayvan, özellikle tavus kuşu) tüylerini kabartma

fanfinfon

onom Fransızca konuşma sesi

fangri

Yun fangrí φαγγρί zmercana benzer bir balık, sparus pagrus << EYun phágros φάγρος z1. bileği taşı, 2. mercan balığı

fani

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bilelüm ne imiş fānī فانى olan

Ar fāni فانٍ z [#fny fāˁil fa.] ölen, ölümlü Ar fanā فَنِا zyok oldu, söndü

 fena


16.09.2017
fanila

Fr flanelle bir tür yünlü kumaş İng flannel a.a. Gal gwlân yün << HAvr *h₂wĺ̥h₁-neh₂ (*awlḗ-nā) kürk, hayvan postu (Kaynak: Pokorny sf. 1139.)<< HAvr *h₂welh₁- (*awel-) kürk, hayvan postu (Kaynak: Pokorny sf. 1139.)

fantastik

Fr fantastique görüntüsel, hayali, düşsel EYun phantastikós φανταστικός za.a. EYun phantazō hayal görmek +istik°

fantazma

Fr fantasme hayal EYun phántasma φάντασμα zgörüntü, hayal EYun phantázomai görünmek +ma(t)

fantezi

Fr fantaisie görüntü, hayal, hayal mahsulü, düş gücü EYun phantasía φαντασία zgörüntü, hayalât EYun phaínō φαίνω z1. aydınlanmak, görünmek, 2. aydınlatmak, görünür kılmak << HAvr *bʰn̥h₂-i̯e- (*bʰān-i̯e-) HAvr *bʰeh₂-² (*bʰā-) parlamak, ışımak, aydınlanmak

fanti

İt fante 1. piyade, 2. iskambilde vale İsp infante çocuk, oğlan, piyade eri