falya

falçete

İt falcietto [küç.] küçük tırpan, orak Lat falx, falc- orak +et°

falez

Fr falaise dik kayalık sahil Ger *felisa/felsaz kaya

fallus

YLat phallus erkek cinsel organı EYun phállos φάλλος zereksiyon halinde erkek cinsel organı << HAvr *bʰl̥-nó-s HAvr *bʰel-¹ şişmek, kabarmak

falsetto

İt falsetto «cırtlak ses», yüksek oktavda şarkı söylemeye imkân veren ses tekniği İt falso [küç.] hata, yanlış +et°

falso

İt falso hata, yanlış << Lat falsus [pp.] a.a. Lat fallere, fals- yanılmak, hatalı olmak

falya

"(gemide) su sızıntısına neden olan delik veya yarık" [ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, 1557]
falyası yer yer açılmış, su girür her sūdan. "topun ateşleme deliği" [ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, 1712]
zīrā barut dökünüb topların falyaları açılub askerin dahi nicesi yaralanmışdı

İt falla yarık, çatlak, delik İt fallire eksik ve hatalı olmak, bozulmak, falsolu olmak

 fay


14.01.2015
famfatal

Fr femme fatale ölümcül kadın § Fr femme kadın (<< Lat femina a.a. ) Fr fatale ölümcül

familya

İt famiglia aile << Lat familia hane halkı, iyal Lat famulus hizmetkâr, besleme

fan1

İng fan 1. harman savurma aleti [esk.], 2. vantilatör, pervane Lat vannus harman savurma aleti

fan2

İng fan [abb.] herhangi bir kişi veya grup veya akımın hayranı veya takipçisi İng fanatic

fanatik

Fr fanatique asabi, din ve parti gayretiyle gözü dönmüş Lat fanaticus tapınağa ait olan, 'tanrı çarpmış', cezbeye tutulmuş Lat fanum tapınak +ic°