fahişe

factoring

İng factoring aracı yoluyla iş yapma, aracı vasıtasıyla alacak tahsil etme İng factor vekil (ad), vekâlet etmek (fiil) +ing Lat factor yapan, eden

faça

İt faccia yüz, cephe, alın << Lat facies suret, yüz

fagot

Fr fagotte nefesli bir çalgı İt fagotto 1. demet, başak veya kamış destesi, 2. a.a. OLat facus başak veya kamış destesi ≈ EYun phákelos φάκελος za.a.

fağfur

Ar faġfūr فغفور z [#fġfr q.] Çin hükümdarı, Çin ülkesi OFa baġpuhr tanrının oğlu, Çin hükümdarlarının sıfatı ≈ Sans bhágaputra भगपुत्र za.a. § Sans bhága 1. baht, bereket, 2. bey, hükümdar, tanrı Sans putrá oğul

fahiş

Ar fāḥiş فاحش z [#fḥş fāˁil fa.] kabul edilmiş sınırları aşan, azgın, utanmaz ≈ Ar faḥuşa فَحُشَ zazdı, azgın ve aşırı idi

fahişe

"azgınlık" [ anon., Kısas-ı Enbiya terc., <1390]
süci [şarap] içmege ve oda [ateşe] tapmağa ve zīnā ve fāhışe işlemege meşġūl oldılar "... azgın kadın" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
nā-bekār fāḥışe, kardaşımı bednām eyledüŋ, evini yıkduŋ.

Ar fāḥişa(t) فاحشة z [#fḥş fāˁila(t) fa. fem.] azgınlık, kepazelik, fahiş eylem Ar faḥuşa فَحُشَ zçirkin ve utanmaz idi

 fahiş

Not: "Orospu" anlamı Farsça ve Türkçede ortaktır, ancak Arapça sözlüklerde görülmez.


01.09.2017
fahrenhayt

Fr/İng fahrenheit bir hararet birimi öz Gabriel Fahrenheit Hollandalı fizikçi (1686-1736)

fahri

Ar faχrī فخرى z [nsb.] onursal Ar faχr فخر z [#fχr faˁl msd.] onur, gurur Ar faχara فخر zövündü, gurur duydu

faik

Ar fāˀiḳ فَائِق z [#fwḳ fāˁil fa.] üstün olan, üstün gelen Ar fāḳa فَاقَ zaştı, üstün geldi

fail

Ar fāˁil فاعل z [#fˁl fāˁil fa.] yapan, eden Ar faˁala فَعَلَ zetti, eyledi

fair play

İng fair play adil oyun, oyunu kuralına göre oynama § İng fair güzel (<< Ger *fagro- a.a. ) İng play oynamak, oyun