fağfur

fabrikatör

Fr fabricateur imalatçı Lat fabricator a.a. Lat fabricare imal etmek +(t)or

facia

Ar fāciˁa(t) فاجعة z [#fcˁ fāˁila(t) fa. fem.] Ar facīˁa(t) فجيعة z [#fcˁ faˁīlā(t) sf. fem.] acıklı şey veya olay Ar facaˁa فَجَعَ zacı ve üzüntü verdi, can yaktı

factoring

İng factoring aracı yoluyla iş yapma, aracı vasıtasıyla alacak tahsil etme İng factor vekil (ad), vekâlet etmek (fiil) +ing Lat factor yapan, eden

faça

İt faccia yüz, cephe, alın << Lat facies suret, yüz

fagot

Fr fagotte nefesli bir çalgı İt fagotto 1. demet, başak veya kamış destesi, 2. a.a. OLat facus başak veya kamış destesi ≈ EYun phákelos φάκελος za.a.

fağfur

"Çin hükümdarı" [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Üçünci dédüğüŋ ki Fağfūr-ı Çin / ḳabūl éde séni vü vére ḳızın fağfūrī "Çin porseleni" [ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
götürür elde fağfūrī çanağı

Ar faġfūr فغفور z [#fġfr q.] Çin hükümdarı, Çin ülkesi OFa baġpuhr tanrının oğlu, Çin hükümdarlarının sıfatı ≈ Sans bhágaputra भगपुत्र za.a. § Sans bhága 1. baht, bereket, 2. bey, hükümdar, tanrı Sans putrá oğul

 bey1


15.11.2019
fahiş

Ar fāḥiş فاحش z [#fḥş fāˁil fa.] kabul edilmiş sınırları aşan, azgın, utanmaz ≈ Ar faḥuşa فَحُشَ zazdı, azgın ve aşırı idi

fahişe

Ar fāḥişa(t) فاحشة z [#fḥş fāˁila(t) fa. fem.] azgınlık, kepazelik, fahiş eylem Ar faḥuşa فَحُشَ zçirkin ve utanmaz idi

fahrenhayt

Fr/İng fahrenheit bir hararet birimi öz Gabriel Fahrenheit Hollandalı fizikçi (1686-1736)

fahri

Ar faχrī فخرى z [nsb.] onursal Ar faχr فخر z [#fχr faˁl msd.] onur, gurur Ar faχara فخر zövündü, gurur duydu

faik

Ar fāˀiḳ فَائِق z [#fwḳ fāˁil fa.] üstün olan, üstün gelen Ar fāḳa فَاقَ zaştı, üstün geldi