fıs

fırka

Arapça frḳ kökünden gelen firḳa(t) فرقة z "ayrışan insan grubu, bölük, hizip, fraksiyon" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faraḳa فَرَقَ z "ayırdı" fiilinin fiˁla(t) vezninde ismi merresidir.

fırkateyn

İtalyanca fregatone "bahriyede fregata'dan büyük bir tür gemi" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca fregata "bir tür üç direkli ve hızlı savaş gemisi, firkete" sözcüğünün büyütme halidir.

fırla|mak

pır veya fır "uçma veya seğirtme sesi" ses yansımalı sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +lA- ekiyle türetilmiştir.

fırsat

Arapça frṣ kökünden gelen furṣa(t) فرصة z "bir işin yapılacağı aralık, vesile, şans" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice prṣ kökünden gelen pirṣā פִּרְצָה z "delik, gedik (özellikle surda)" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice pəraṣ פרצ z "delme, gedik açma" fiilinden türetilmiştir.

fırtına

Yeni Yunanca fortúna φορτούνα z "denizde şiddetli hava" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant sf. §305) Yunanca sözcük İtalyanca ve Latince fortuna "kader, kısmet, kaza" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰr̥-tew-no- "«(günün) getirdiği»" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰer-¹ "taşımak, getirmek" kökünden türetilmiştir.

fıs
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
ol ṣuḥbet içinde sen bir kişiyle fisildeşüp söyleşme ki eyi daχı söylesen χalḳ yavuza ḥaml ider. Türkiye Türkçesi: [ Dede Korkut Kitabı, 1400? yılından önce]
söyleşdiler fısıl fısıl Türkiye Türkçesi: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
fıs فص: Gizli lakırdı. fıs geçmek, fıslamak, fıs fıs etmek

Köken

"alçak volümle konuşma sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

Benzer sözcükler

fısıl, fısıl fısıl, fısıldamak, fısıldaşmak, fısıltı, fısır, fısır fısır, fısırdamak, fısırtı, fıslamak

Bu maddeye gönderenler

fosur


25.05.2015
fısk

Arapça fsḳ kökünden gelen fisḳ فسق z "suç, ahlaksızlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fasaḳa فَسَقَ z "suç işledi" fiilinin fiˁl vezninde masdarıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice psḳ kökünden gelen pəsaḳh פְּסַק z "1. kesme, yarma, 2. yargılama" sözcüğü ile eş kökenlidir.

fıskiye

fıs veya fış "su püskürme sesi" ses yansımalı sözcüğünden +īya(t)1 ekiyle türetilmiştir.

fıstık

Arapça fustuḳ فستق z "fıstık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen pistak sözcüğünden alıntıdır.

fış

"su püskürme sesi, ipek kumaş sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

fışkı

Yeni Yunanca fúski φούσκη z "dışkı" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca phýskē φύσκη z "1. kabartı, şişkin şey, 2. kalın barsaktan yapılan sucuk, bumbar" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca physáō φυσάω z "şişirmek, kabartmak" fiilinden türetilmiştir. Yunanca fiil Eski Yunanca phýō φύω z "şişmek, kabarmak" fiilinden türetilmiştir.