fırla|mak

fırça

Yeni Yunanca vrútsa veya vúrtsa βούρτσα z "fırça" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Geç Latince bruscia "sert ve dikenli çalılık, fırça" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince bruscus "funda çalısı" sözcüğünden türetilmiştir. Latince sözcük Kelt dillerinde bir sözcükten alıntıdır.

fırıldak

fırıl "dönme sesi" ses yansımalı sözcüğünden türetilmiştir.

fırın

Arapça frn kökünden gelen furn فرن z "ekmek veya yemek fırını" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Orta Yunanca aynı anlama gelen foûrnos φοῦρνος z sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Du Cange, Glossarium Mediae et Infimae Graecitatis sf. 2:1698) ) Bu sözcük Latince aynı anlama gelen fornus veya furnus sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Ernout & Meillet, Dict. etym. de la langue latine sf. 441) Latince sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *gʷʰr̥-nó-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *gʷʰer- "(ateş veya közle) ısıtmak" kökünden türetilmiştir.

fırka

Arapça frḳ kökünden gelen firḳa(t) فرقة z "ayrışan insan grubu, bölük, hizip, fraksiyon" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faraḳa فَرَقَ z "ayırdı" fiilinin fiˁla(t) vezninde ismi merresidir.

fırkateyn

İtalyanca fregatone "bahriyede fregata'dan büyük bir tür gemi" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca fregata "bir tür üç direkli ve hızlı savaş gemisi, firkete" sözcüğünün büyütme halidir.

fırla|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: [ Dede Korkut Kitabı, 1400? yılından önce]
Kan Turalı fırlar, devenüŋ koltuğından girer, fırlar çıkar. Türkiye Türkçesi: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
fırlanmak, fırlatmak, fırlak fırlama "(argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
fırlama: Bâtard [piç].

Köken

pır veya fır "uçma veya seğirtme sesi" ses yansımalı sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +lA- ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için fır maddesine bakınız.

Benzer sözcükler

fırlak, fırlama, fırlamalık, fırlatmak, fırlatıcı


09.09.2017
fırsat

Arapça frṣ kökünden gelen furṣa(t) فرصة z "bir işin yapılacağı aralık, vesile, şans" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice prṣ kökünden gelen pirṣā פִּרְצָה z "delik, gedik (özellikle surda)" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice pəraṣ פרצ z "delme, gedik açma" fiilinden türetilmiştir.

fırtına

Yeni Yunanca fortúna φορτούνα z "denizde şiddetli hava" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant sf. §305) Yunanca sözcük İtalyanca ve Latince fortuna "kader, kısmet, kaza" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰr̥-tew-no- "«(günün) getirdiği»" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰer-¹ "taşımak, getirmek" kökünden türetilmiştir.

fıs

"alçak volümle konuşma sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

fısk

Arapça fsḳ kökünden gelen fisḳ فسق z "suç, ahlaksızlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fasaḳa فَسَقَ z "suç işledi" fiilinin fiˁl vezninde masdarıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice psḳ kökünden gelen pəsaḳh פְּסַק z "1. kesme, yarma, 2. yargılama" sözcüğü ile eş kökenlidir.

fıskiye

fıs veya fış "su püskürme sesi" ses yansımalı sözcüğünden +īya(t)1 ekiyle türetilmiştir.