fırkateyn

fır

onom yel sesi, dönme sesi

fırça

Yun vrútsa/vúrtsa βούρτσα zfırça OLat bruscia sert ve dikenli çalılık, fırça Lat bruscus funda çalısı Kelt

fırıldak

onom fırıl dönme sesi

fırın

Ar furn فرن z [#frn] ekmek veya yemek fırını (OYun foûrnos φοῦρνος za.a. (Kaynak: DuCG sf. 2:1698)) Lat fornus/furnus a.a. (Kaynak: EM sf. 441)<< HAvr *gʷʰr̥-nó-s HAvr *gʷʰer- (ateş veya közle) ısıtmak

fırka

Ar firḳa(t) فرقة z [#frḳ fiˁla(t) mr.] ayrışan insan grubu, bölük, hizip, fraksiyon Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

fırkateyn

[ Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant, 1774]
fırkatūn/fırkaton [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
firkate, firkatūn, firkateyn: boyu uzun bir ambarlı yürük kalyon. Sabıkta çektiri.

İt fregatone [büy.] bahriyede fregata'dan büyük bir tür gemi İt fregata bir tür üç direkli ve hızlı savaş gemisi, firkete +on


09.07.2018
fırla|mak

onom pır/fır uçma veya seğirtme sesi +lA-

fırsat

Ar furṣa(t) فرصة z [#frṣ fuˁla(t) mr.] bir işin yapılacağı aralık, vesile, şans Aram pirṣā פִּרְצָה z [#prṣ] delik, gedik (özellikle surda) Aram pəraṣ פרצ zdelme, gedik açma

fırtına

Yun fortúna φορτούνα zdenizde şiddetli hava (Kaynak: LF sf. §305)İt/Lat fortuna kader, kısmet, kaza << HAvr *bʰr̥-tew-no- «(günün) getirdiği» HAvr *bʰer-¹ taşımak, getirmek

fıs

onom alçak volümle konuşma sesi

fısk

Ar fisḳ فسق z [#fsḳ fiˁl msd.] suç, ahlaksızlık Ar fasaḳa فَسَقَ zsuç işledi ≈ Aram pəsaḳh פְּסַק z [#psḳ] 1. kesme, yarma, 2. yargılama