fırça

fıkır

onom kaynama sesi

fıkra

Ar fiḳra(t) فقرة z [#fḳr fiˁla(t) mr.] 1. omur, vertebra, 2. kasidenin baş beyti Ar faḳara فقر zoydu, çukur açtı

fıldır

onom hız ve telaşla dönme sesi

fındık

Ar bunduḳ/funduḳ بندق/فندق zfındık EYun pontikón kárion ποντικόν (κάριον) z«Karadeniz cevizi», fındık (Kaynak: LS sf. 1448.)EYun póntos πόντος zdeniz, özellikle Karadeniz

fır

onom yel sesi, dönme sesi

fırça

[ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
furça/furçe فرچه [ Meninski, Thesaurus, 1680]
furça, furçalamak [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
fırça, furça

Yun vrútsa/vúrtsa βούρτσα zfırça OLat bruscia sert ve dikenli çalılık, fırça Lat bruscus funda çalısı Kelt

Not: Aynı Latince kökten Fr brosse, İng brush, Alm Bürste (a.a.).

Benzer sözcükler: diş fırçası, fırça atmak, fırçalamak

Bu maddeye gönderenler: alabros


07.08.2015
fırıldak

onom fırıl dönme sesi

fırın

Ar furn فرن z [#frn] ekmek veya yemek fırını (OYun foûrnos φοῦρνος za.a. (Kaynak: DuCG sf. 2:1698)) Lat fornus/furnus a.a. (Kaynak: EM sf. 441)<< HAvr *gʷʰr̥-nó-s HAvr *gʷʰer- (ateş veya közle) ısıtmak

fırka

Ar firḳa(t) فرقة z [#frḳ fiˁla(t) mr.] ayrışan insan grubu, bölük, hizip, fraksiyon Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

fırkateyn

İt fregatone [büy.] bahriyede fregata'dan büyük bir tür gemi İt fregata bir tür üç direkli ve hızlı savaş gemisi, firkete +on

fırla|mak

onom pır/fır uçma veya seğirtme sesi +lA-