fıkra

fezleke

Ar faḏlaka(t) فذلكة zyazının sonundaki özet Ar fa ḏālika ف ذالك zşöyle ki, şu halde

fıçı

OYun boûttis/boútzi βούττις zfıçı, varil, gemi hacim birimi ≈ OLat butta/buttis fıçı, metal halkaları olan büyük küp

fıkdan

Ar fiḳdān فقدان z [#fḳd fiˁlān msd.] yoksunluk, yokluk, eksiklik, bulunmama Ar faḳada فَقَدَ zarayıp bulamadı, yokluk çekti

fıkıh

Ar fiḳh فقه z [#fḳh fiˁl ] 1. teşrih etme, kavrama, ilim, 2. islami hukuk ilmi İbr pāḳaḥ פָּקַח z [#pḳḥ] yarma, açma (göz açma, çiçek açma)

fıkır

onom kaynama sesi

fıkra

"omurga kemiği, kasidenin ilk beyti" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
fıkra: oŋurga kemügi; oŋa teşbihen kasīdenüŋ şāh beyti YO: "... kısacık yazı" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
fıkra: Parça, cümle, kısacık hikâye, oŋurga kemiği. YO: "... yasada madde" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
fıkra: (...) 3. nizām ve kanun veya kavāidi ilmiye ve fenniye kitablarında bend, madde

Ar fiḳra(t) فقرة z [#fḳr fiˁla(t) mr.] 1. omur, vertebra, 2. kasidenin baş beyti Ar faḳara فقر zoydu, çukur açtı

 fakr

Not: Esasen "omur" anlamında olup, Osmanlı yazı geleneğinde düzyazı içine inset olarak yerleştirilen bir beyit veya kısa alıntıya bu isim verilir.

Benzer sözcükler: amudufıkari, fıkra yazarı, fıkralaşmak

Bu maddeye gönderenler: zülfikar


14.01.2015
fıldır

onom hız ve telaşla dönme sesi

fındık

Ar bunduḳ/funduḳ بندق/فندق zfındık EYun pontikón kárion ποντικόν (κάριον) z«Karadeniz cevizi», fındık (Kaynak: LS sf. 1448.)EYun póntos πόντος zdeniz, özellikle Karadeniz

fır

onom yel sesi, dönme sesi

fırça

Yun vrútsa/vúrtsa βούρτσα zfırça OLat bruscia sert ve dikenli çalılık, fırça Lat bruscus funda çalısı Kelt

fırıldak

onom fırıl dönme sesi