fıkdan

feyk

İngilizce fake "sahte, kandırmaca" sözcüğünden alıntıdır.

feylesof

Arapça flsf kökünden gelen faylasūf veya fīlasūf فيلسوف z "felsefeci" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca philósophos φιλόσοφος z "«bilgelik seven», felsefeci" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Pythagoras, Yun. filozof (MÖ 5. yy).) Bu sözcük Eski Yunanca phílos φίλος z "seven" ve Eski Yunanca sophós σοφός z "bilge, bilgin, üstad" sözcüklerinin bileşiğidir.

feza

Arapça fḍw kökünden gelen faḍāˀ فضاء z "saha, geniş alan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faḍā فَضَا z "açıldı, yayıldı" fiilinin faˁal vezninde türevidir. Bu sözcük Arapça fyḍ kökünden gelen aynı anlama gelen fāḍa sözcüğü ile eş kökenlidir.

fezleke

Arapça faḏlaka(t) فذلكة z "yazının sonundaki özet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça fa ḏālika ف ذالك z "şöyle ki, şu halde" deyiminden türetilmiştir.

fıçı

Orta Yunanca boûttis veya boútzi βούττις z "fıçı, varil, gemi hacim birimi" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Geç Latince butta veya buttis "fıçı, metal halkaları olan büyük küp" sözcüğü ile eş kökenlidir.

fıkdan
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
faḳd & fıḳdān: Destitutio, orbatio [yoksunluk]; frustra quaerere, quaesitumque non invenire [boşuna aramak]

Köken

Arapça fḳd kökünden gelen fiḳdān فقدان z "yoksunluk, yokluk, eksiklik, bulunmama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faḳada فَقَدَ z "arayıp bulamadı, yokluk çekti" fiilinin fiˁlān vezninde masdarıdır.


15.08.2014
fıkıh

Arapça fḳh kökünden gelen fiḳh فقه z "1. teşrih etme, kavrama, ilim, 2. islami hukuk ilmi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük İbranice pḳḥ kökünden gelen pāḳaḥ פָּקַח z "yarma, açma (göz açma, çiçek açma)" sözcüğünden alıntıdır.

fıkır

"kaynama sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

fıkra

Arapça fḳr kökünden gelen fiḳra(t) فقرة z "1. omur, vertebra, 2. kasidenin baş beyti" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faḳara فقر z "oydu, çukur açtı" fiilinin fiˁla(t) vezninde ismi merresidir.

fıldır

"hız ve telaşla dönme sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

fındık

Arapça bunduḳ veya funduḳ بندق/فندق z "fındık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca pontikón kárion ποντικόν (κάριον) z "«Karadeniz cevizi», fındık" deyiminden alıntıdır. (Kaynak: Liddell & Scott, A Greek-English Lexicon sf. 1448.) Bu sözcük Eski Yunanca póntos πόντος z "deniz, özellikle Karadeniz" sözcüğünden türetilmiştir.