ezgi

eza

Ar aḏā أذَى z [#Aḏy faˁāl msd.] rahatsızlık, eziyet Ar aḏā أذَا zrahatsız oldu, eziyet çekti

ezan

Ar aḏān أذان z [#Aḏn faˁāl msd.] duyurma, anons, özellikle namaza çağrı Ar aḏina أذن zkulak verdi Ar uḏn kulak

ezber

Fa az bar/az barm أز بر/برم zhafızadan § Fa az -den (ayrılma edatı) Fa barm برم zhafıza, hıfz

ezcümle

Fa az cumle أز جملة zbütünüyle, toplu olarak § Fa az -den (ayrılma edatı) Ar cumla(t) جملة zbütün

ezel

Ar azal أزل z [#Azl faˁal ] sonsuz geçmiş Aram azal אַזַל z [#Azl] 1. geçmek, gitmek, 2. ölmek (Kaynak: Jastrow sf. 37.)

ezgi

TTü: "bir tür hızlı beste" [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
dāim yeynicek [hızlı] ezgiler çalma ve yendek [sürekli] ağır ezdiler daχı çalma TTü: "bir tür köylü bestesi" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ezgi: ... köylülere mahsus uğultulu bir lahn [nağme]. Ağır ezgi fıstıkî makam.

<? TTü ez- +gU

 ez-

Not: Ez- fiiliyle anlam ilişkisi açık değildir. Karş. TTü ezim "mecburiyet", ezinti "sancı, eziyet", ezik "fakir".


22.05.2015
eziyet

Ar aḏiya(t) أذيّة z [#Aḏy faˁla(t) msd.] rahatsız eden şey, zahmet Ar aḏā أذَا zrahatsız oldu, eziyet çekti

ezkaza

Fa az ḳażā از قضا zkazadan (dolayı), kazara § Fa az -den (ayrılma edatı) Ar ḳaḍāˀ قضاء z

ezoterik

Fr ésotérique İng esoteric batıni, gizli ilimlere ait EYun esōterikós εσωτερικός ziçsel, batıni EYun esōtéron εσωτέρον ziçeride olan +ik° EYun ésō έσω ziç, içeri

faal

Ar faˁˁāl فعّال z [#fˁl faˁˁāl mesl.] yapıcı, edici, eyleyici Ar faˁala فَعَلَ zetti, eyledi

faaliyet

Ar faˁˁāl فعال z [#fˁl mesl.] eyleyici, etkin +īya(t)2 Ar faˁala فَعَلَ zetti, eyledi