eza

eyvan

Ar aywān أيوان zbüyük kapı, eşik, (mec.) saray OFa āywan a.a. (Kaynak: D-M sf. 6)

eyyam

Ar ayyām أيّام z [#ywm afˁāl çoğ.] günler Ar yawm يَوْم z [t.] gün

eyyorla|mak

<? TTü eyi yorumla-

ez+

Fa az ayrılma ve uzaklaşma edatı, ismin +den halini oluşturan edat << OFa ac/az a.a. ≈ Ave haça- a.a. (≈ Sans sáça- a.a. )

ez|mek

<< ETü éz- çizmek, sıyrık veya yarık açmak

eza

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
iẕāsı öküşrek mäzäsı aza [eziyeti çok zevki/tadı az]

Ar aḏā أذَى z [#Aḏy faˁāl msd.] rahatsızlık, eziyet Ar aḏā أذَا zrahatsız oldu, eziyet çekti

Bu maddeye gönderenler: eziyet


16.09.2017
ezan

Ar aḏān أذان z [#Aḏn faˁāl msd.] duyurma, anons, özellikle namaza çağrı Ar aḏina أذن zkulak verdi Ar uḏn kulak

ezber

Fa az bar/az barm أز بر/برم zhafızadan § Fa az -den (ayrılma edatı) Fa barm برم zhafıza, hıfz

ezcümle

Fa az cumle أز جملة zbütünüyle, toplu olarak § Fa az -den (ayrılma edatı) Ar cumla(t) جملة zbütün

ezel

Ar azal أزل z [#Azl faˁal ] sonsuz geçmiş Aram azal אַזַל z [#Azl] 1. geçmek, gitmek, 2. ölmek (Kaynak: Jastrow sf. 37.)

ezgi

<? TTü ez- +gU