ez|mek

eyvallah

<< TTü eyi vallahi

eyvan

Ar aywān أيوان zbüyük kapı, eşik, (mec.) saray OFa āywan a.a. (Kaynak: D-M sf. 6)

eyyam

Ar ayyām أيّام z [#ywm afˁāl çoğ.] günler Ar yawm يَوْم z [t.] gün

eyyorla|mak

<? TTü eyi yorumla-

ez+

Fa az ayrılma ve uzaklaşmaedatı, ismin +den halini oluşturan edat << OFa ac/az a.a. ≈ Ave haça- a.a. (≈ Sans sáça- a.a. )

ez|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol yérni ézdi [toprağa (ya da derinin üzerine) çizik attı] (...) anıŋ eti ézildi [eti tırmalandı Uzunlamasına her türlü çizik ya da sıyrık için bu sözcük kullanılır.]] (...) ol oġlan kulakın ézitti [çocuğun kulağına çizik/yarık açtı] OTü: [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
ezdi: s̠arada [(ekmeği) doğradı, ufaladı] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ezdi: ḥalla bi maˁnā ḏawwaba [çözdü, eritti] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ezmek & ezdürmek: Obterere, conterere, tundere [kıymak, parçalamak, ezmek].

<< ETü éz- çizmek, sıyrık veya yarık açmak

Not: Çeşitli Türk dillerinde gösterdiği anlam çeşitliliği şaşırtıcıdır.

Benzer sözcükler: ezdirmek, ezik, ezilmek, ezinti, ezme

Bu maddeye gönderenler: eciş bücüş, ezgi


30.03.2015
eza

Ar aḏā أذَى z [#Aḏy faˁāl msd.] rahatsızlık, eziyet Ar aḏā أذَا zrahatsız oldu, eziyet çekti

ezan

Ar aḏān أذان z [#Aḏn faˁāl msd.] duyurma, anons, özellikle namaza çağrı Ar aḏina أذن zkulak verdi Ar uḏn kulak

ezber

Fa az bar/az barm أز بر/برم zhafızadan § Fa az -den (ayrılma edatı) Fa barm برم zhafıza, hıfz

ezcümle

Fa az cumla أز جملة zbütünüyle, toplu olarak § Fa az -den (ayrılma edatı) Ar cumla(t) جملة zbütün

ezel

Ar azal أزل z [#Azl faˁal ] sonsuz geçmiş Aram azal אַזַל z [#Azl] 1. geçmek, gitmek, 2. ölmek (Kaynak: Jastrow sf. 37.)