eyvallah

eylem

Türkiye Türkçesi eyle- fiilinden Yeni Türkçe +Im ekiyle türetilmiştir.

eylül

Arapça aylūl أيلول z "Rumi takvimin yedinci ayı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ˀelūl אלול z "Arami/Süryani takviminin altıncı ayı" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça elūlu veya elūnu "hasat festivali, bu festivalin yapıldığı ay" sözcüğü ile eş kökenlidir.

eytam

Arapça ytm kökünden gelen aytām أىتام z "yetimler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça yatīm "yetim" sözcüğünün afˁāl vezninde çoğuludur.

eytişim

Türkiye Türkçesi eyit- veya eyt- "söylemek" fiilinden Yeni Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir. Türkçe fiil Eski Türkçe aynı anlama gelen ay- fiilinden Türkiye Türkçesinde +It- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *ad- "ayrılmak, seçmek" kökünden evrilmiştir.

eyvah

Farsça ay-vāh veya ā-vāh أيواه/آواه z "teessüf ünlemi" sözcüğünden alıntıdır.

eyvallah
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, 1320 yılından önce]

Köken

Türkiye Türkçesi eyi vallahi sözcüğünden evrilmiştir.

Daha fazla bilgi için iyi, vallahi maddelerine bakınız.


13.11.2014
eyvan

Arapça aywān أيوان z "büyük kapı, eşik, (mec.) saray" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen āywan sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Desmond Durkin-Meisterernst, Dictionary of Manichaean Middle Persian and Parthi sf. 6)

eyyam

Arapça ywm kökünden gelen ayyām أيّام z "günler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça yawm يَوْم z "gün" sözcüğünün afˁāl vezninde çoğuludur.

eyyorla|mak

Türkiye Türkçesi eyi yorumla- deyiminden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

ez+

Farsça az "ayrılma ve uzaklaşmaedatı, ismin den halini oluşturan edat" parçacığından alıntıdır. Farsça parçacık Orta Farsça aynı anlama gelen ac veya az sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen haça- sözcüğü ile eş kökenlidir. (NOT: Avestaca sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen sáça- sözcüğü ile eş kökenlidir. )

ez|mek

Eski Türkçe éz- "çizmek, sıyrık veya yarık açmak" fiilinden evrilmiştir.