eviç

evele|mek

<< TTü evetle-

evelek

≈ Erm avelug աւելուկ z [küç.] labada bitkisi, tirşik, rumex (Kaynak: DankoffALT sf. §36)<? Erm avel աւել zsüpürge

ever|mek

TTü ev +(g)Ar-

evet

<< ETü evet/emet/yemet olumlama sözü

evham

Ar awhām أوهام z [#whm afˁāl çoğ.] vehimler, korkular Ar wahm وهم z [t.]

eviç

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
sen evüŋ içinde ne vardur bilmezsin, evc-i felekde [gökyüzünün tepesinde] ne var-ıduğun ne bilürsün? "... musıkide bir perde ve makam" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
evc-i musıkī makamı ve perdesi.

Ar awc أوج z [#Awc faˁl ] doruk, zirve, göğün en yüksek tabakası

Not: Fr/İng astronomi terimi olan auge "bir gök cisminin yörüngesinin en yüksek noktası" Arapçadan alınmıştır.


11.05.2015
evir|mek

<< ETü ebir- çevirmek, döndürmek ≈? ETü egir- a.a.

evkaf

Ar awḳāf أوقاف z [#wḳf afˁāl çoğ.] vakıflar Ar waḳf وقف z [t.]

evla

Ar awlā أَوْلَى z [#wly afˁal kıy.] daha uygun, daha değerli, yakışan, yeğ Ar walīy وَلِىّ zyakın, uygun

evlat

Ar awlād أولاد z [#wld afˁāl çoğ.] çocuklar Ar walad ولد z [t.] çocuk

evlek

Yun avlákion αυλάκιον z [küç.] sabanla toprakta açılan yarık, kanal, su arkı << EYun aûlaks αῦλαξ za.a. +ion EYun ʰelkō ἑλκω z1. sürmek, sürüklemek, ağır bir şey çekmek, 2. tarla sürmek << HAvr *selk- a.a.