etıbba

etap

Fr étape konak, merhale ≈ Hol stapel durak << Ger

etatizm

Fr étatisme devletçilik Fr état devlet +ism° İt stato 1. statü, itibar, hükümdarlık payesi, 2. devlet << Lat status statü, itibar

etek

<< ETü etek giysi eteği

eter

Fr éther 1. atmosferin en üst tabakası, 2. uçucu bir madde EYun aithḗr αιθήρ zgökyüzü, göğün ışıklı katmanı EYun aíthō αίθω zparlamak, yanmak

etfal

Ar aṭfāl أطفال z [#ṭfl afˁāl çoğ.] çocuklar Ar ṭifl طفل z [t.] çocuk

etıbba

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ˁumde-i atıbbā ve zübde-i ahıbbāsı olan [tabiplerinin dayanağı ve ahbaplarının en iyisi olan]

Ar aṭibbāˀ أَطِبَّاء z [#ṭbb afˁilā çoğ.] tabipler Ar ṭabīb [t.]

 tabip


09.09.2015
etik

Fr éthique ahlak, ahlaki EYun ethikós εθικός zahlaka ilişkin EYun éthos έθος zörf, adap, ahlak, töre +ik°

etiket

Fr étiquette [küç.] yafta EFr estiquier iliştirmek, yapıştırmak +et° Ger *stikan saplamak, sivri şey sokmak << HAvr *(s)tei̯g- sivri şey batırmak, saplamak, delmek

etil

Fr éthyle Alm äthyl kimyada bir bileşik (İlk kullanım: 1834 Justus Liebig, Alm. kimyager.) Alm Äther eter

etimoloji

Fr étymologie sözcüklerin kökeni ve evrimini inceleyen bilim EYun etymología ετυμολογία za.a. EYun étymon έτυμον z [n.] bir şeyin aslı, doğrusu EYun étymos έτυμος zgerçek, asıl

etiyoloji

Fr étiologie tıpta bir hastalığın nedenlerinin incelenmesi EYun aitiá αιτιά zsebep, sorumluluk << HAvr *h₂éi̯-ti- (*ái̯-ti-) HAvr *h₂ei̯- (*ei̯-) tayin etmek