esvet

estarabim

?

estek köstek

? [ikil.]

ester

Alm Ester [abb.] kimyada bir bileşik (İlk kullanım: 1848 Leopold Gmelin, Alm. kimyacı.) § Alm Essig sirke Alm Äther eter

estetik

Fr ésthetique güzelliğe ilişkin (sıfat), güzellik teorisi (ad) Alm ästhetik duyular teorisi (İlk kullanım: 1735, A. G. Baumgarten, Alman filozof.) EYun aisthētá αισθητά z [n. çoğ.] duyu organlarıyla algılanabilen şeyler, görülenler +ik° EYun aisthánō αισθάνω zalgılamak, duymak, duyumsamak +t° << HAvr *h₂ewis-dʰh₁- (*awis-dʰ-) duyu-verme, kulak koyma HAvr *h₂ew- (*aw-) duymak

esvap

Ar aṯwāb أثواب z [#s̠wb afˁāl çoğ.] giyinilen şeyler, giysi Ar ṯawb ثوب z [t.] kumaş, bez, tek parça kumaştan oluşan dikişsiz entari veya toga

esvet

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
esved, pl. sūd, faem. sevdā: Niger.

Ar aswad أسْوَد z [#swd afˁal sf.] kara, siyah

Not: Hacer-i esved "kara taş". Arapça sözcük, renk ve sakatlık sıfatlarına özgü olan afˁal veznindedir.

Benzer sözcükler: hacer-i esved

Bu maddeye gönderenler: müsvedde, sevda, soda (sodyum)


10.08.2015

<< ETü éş yoldaş, arkadaş

eş|mek

<< OTü eş- yeri kazımak << ETü eş- 1. taşmak, (at) yürümek (geçişsiz fiil), 2. akıtmak, boşaltmak (geçişli fiil)

eşanjör

Fr échangeur de chaleur ısı alışveriş ünitesi Fr échanger değiştokuş etmek << OLat *excambiare OLat e(x)+ cambiare değiştokuş etmek

eşantiyon

Fr échantillon nümune << OLat *scandaculum [küç.] ölçü, ölçek Lat scandere basamak çıkmak, tırmanmak +ul°

eşarp

Fr écharpe başörtüsü, atkı Ger *skerpā torba