estamp

esrarengiz

§ Ar asrār sırlar Fa angīz tahrik eden

esre

Ar kasra(t) كسرة z [#ksr faˁla(t) mr.] 1. kesik, kırık, 2. yazıda /i/ sesini belirten hareke Ar kasara كسر zkesti, kırdı

esri|mek

<< ETü esür- sarhoş olmak <? ETü es- esmek? germek? +(g)Ur-

essah

Ar aṣ-ṣāḥḥ الصاحّ z [#ṣḥḥ fāˁil fa.] sahici, doğru (the truth)

estağfurullah

Ar astaġfiru-llāhi أستغفرالله zAllahtan merhamet dilerim (özür dileme deyimi) Ar astaġfara إستغفر z [#ġfr X f.] merhamet diledi

estamp

[ Ahmed İhsan, Avrupa'da Ne Gördüm, 1891]
estampa [ Cumhuriyet - gazete, 1939]
1850 senesinde estamp san'atı ile uğraşan san'atkârlar şöhretle beraber zafer de kazandılar.

Fr estampe 1. ıstampa, mühür, 2. oyma tahta veya bakır baskıyla elde edilen resim İt stampa

 ıstampa


07.09.2017
estarabim

?

estek köstek

? [ikil.]

ester

Alm Ester [abb.] kimyada bir bileşik (İlk kullanım: 1848 Leopold Gmelin, Alm. kimyacı.) § Alm Essig sirke Alm Äther eter

estetik

Fr ésthetique güzelliğe ilişkin (sıfat), güzellik teorisi (ad) Alm ästhetik duyular teorisi (İlk kullanım: 1735, A. G. Baumgarten, Alman filozof.) EYun aisthētá αισθητά z [n. çoğ.] duyu organlarıyla algılanabilen şeyler, görülenler +ik° EYun aisthánō αισθάνω zalgılamak, duymak, duyumsamak +t° << HAvr *h₂ewis-dʰh₁- (*awis-dʰ-) duyu-verme, kulak koyma HAvr *h₂ew- (*aw-) duymak

esvap

Ar aṯwāb أثواب z [#s̠wb afˁāl çoğ.] giyinilen şeyler, giysi Ar ṯawb ثوب z [t.] kumaş, bez, tek parça kumaştan oluşan dikişsiz entari veya toga