estağfurullah

esrar

Ar asrār أسرار z [#srr afˁāl çoğ.] gizlenen şeyler, sırlar Ar sirr سرّ z [t.]

esrarengiz

§ Ar asrār sırlar Fa angīz tahrik eden

esre

Ar kasra(t) كسرة z [#ksr faˁla(t) mr.] 1. kesik, kırık, 2. yazıda /i/ sesini belirten hareke Ar kasara كسر zkesti, kırdı

esri|mek

<< ETü esür- sarhoş olmak <? ETü es- esmek? germek? +(g)Ur-

essah

Ar aṣ-ṣāḥḥ الصاحّ z [#ṣḥḥ fāˁil fa.] sahici, doğru (the truth)

estağfurullah

[ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
ol kişi: estağfirullāh tiu Ebū Yūsuf İmām kırbanı yarmaknı koydı

Ar astaġfiru-llāhi أستغفرالله zAllah'tan merhamet dilerim (özür dileme deyimi) Ar astaġfara إستغفر z [#ġfr X f.] merhamet diledi


14.11.2019
estamp

Fr estampe 1. ıstampa, mühür, 2. oyma tahta veya bakır baskıyla elde edilen resim İt stampa

estarabim

?

estek köstek

? [ikil.]

ester

Alm Ester [abb.] kimyada bir bileşik (İlk kullanım: 1848 Leopold Gmelin, Alm. kimyacı.) § Alm Essig sirke Alm Äther eter

estetik

Fr ésthetique güzelliğe ilişkin (sıfat), güzellik teorisi (ad) Alm ästhetik duyular teorisi (İlk kullanım: 1735, A. G. Baumgarten, Alman filozof.) EYun aisthētá αισθητά z [n. çoğ.] duyu organlarıyla algılanabilen şeyler, görülenler +ik° EYun aisthánō αισθάνω zalgılamak, duymak, duyumsamak +t° << HAvr *h₂ewis-dʰh₁- (*awis-dʰ-) duyu-verme, kulak koyma HAvr *h₂ew- (*aw-) duymak