esir2

esen

<< ETü esen rahat, ferah ~? Fa/OFa āsān آسان za.a. Fa/OFa āsūdan, āsāy- آسودن, آساى zdinlenmek, istirahat etmek +ā(n)

eser

Ar aṯar أثر z [#As̠r faˁal ] 1. ayak izi, iz, 2. sanat eseri Ar aṯara أثر zaktardı

esham

Ar ashām أسهام zoklar, paylar Ar sahm [#shm faˁl ] 1. demir uçlu ok, 2. kurayla çekilen pay, özellikle eskiden ok döndürmek suretiyle çekilen kura

esin

<< ETü esin esinti, hafif rüzgâr ETü es- +In

esir1

Ar asīr أسير z [#Asr faˁīl sf.] tutsak Aram āsīr אָסִיר za.a. ≈ Akad asīru a.a. Akad esēru ödeme talep etmek, haraç almak

esir2

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
es̠īr ˁışḳuŋ odından bir es̠er "19. yy fiziğinde ışık taşıyıcı olduğu varsayılan madde" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
es̠īr: Havadan hafif olmak üzere ecram-ı semaiye aralarında mevcudiyeti mefruz bir cisim ki ziyaı ve harareti taşır.

Ar as̠īr [#As̠r faˁīl sf.] göğün dokuzuncu katı, yıldızlar katmanı EYun aithḗr αιθήρ zgökyüzü, sema, yıldızlar katmanı EYun aíthō αίθω zyanmak, ışımak

Bu maddeye gönderenler: eter (ester, etan, etil)


30.09.2017
esirge|mek

<< ETü ésirke- acımak, yazıklanmak ETü ésiz eyvah! yazık! +(g)A- (Kaynak: OTWF 2.459)

eskalasyon

İng escalation (adım adım) tırmanmak veya tırmandırmak İng escalade bir duvar veya kaleye merdiven dayayarak tırmanma +(t)ion İt scalata a.a. İt scala merdiven, basamak

eskalop

Fr escalope ince et dilimi EFr escale pul, kabuk Ger *skǣlā, skalō kabuk, özellikle deniz kabuğu, balık pulu

eskatoloji

Fr eschatologie İng eschatology kıyamete dair söylem EYun ésχatos έσχατος zson, nihayet

eski

<< ETü eski eski, geçmiş ETü es- uzatmak +kI