esatir

es|mek

<< ETü es- 1. esmek [geçişsiz fiil] 2. uzatmak, germek [geçişli fiil]

esami

Ar asāmi أسامٍ z [#smy afāˁil çoğ. çoğ.] isimler Ar ism إسم z [t.]

esans

Fr essence bir şeyin özü, bitkisel öz, parfüm OLat essentia öz, ana madde Lat esse olmak +entia << HAvr *h₁es- (*es-) olmak

esaret

Ar isāra(t) إسارة z [#Asr fiˁāla(t) msd.] tutsak olma Ar asīr أسير ztutsak

esas

Ar asās أساس z [#Ass faˁāl çoğ.] temeller, kaideler Ar uss اسّ z [t.] temel

esatir

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
usṭūre pl. esāṭır: Yalan ve bātıl söz. Historia fabulosa, fabula [mit, masal].

Ar asāṭir أساطر z [#sṭr afāˁil çoğ.] efsaneler, mitoloji Ar usṭūra(t) اوسطورة z [t.] efsane, eski zamanlara ilişkin fantastik anlatı Aram şṭārā שְתָרָא zyazıcı, vakanüvis, tarih-kaydeden

 satır1

Not: Arapça sözcüğün Yunanca historía "anlatı, tarih" biçiminden alındığı Sprenger'den bu yana (1865) yaygın görüştür. Buna karşılık Jeffery sf. 56-57 Aramiceyi daha güçlü ihtimal olarak gösterir.

Benzer sözcükler: esatiri


20.08.2015
esbak

Ar asbaḳ أسبق z [#sbḳ afˁal kıy.] daha eski, en önceki veya çok önceki Ar sābiḳ eski, önceki

esbap

Ar asbāb أسباب z [#sbb afˁāl çoğ.] yollar, sebepler, (mec.) mal mülk Ar sabab سبب z [t.]

esef

Ar asaf أَسَف z [#Asf faˁal msd.] üzüntü, pişmanlık ≈ Ar asifa أَسِفَ zpişman oldu

esen

<< ETü esen rahat, ferah ~? Fa/OFa āsān آسان za.a. Fa/OFa āsūdan, āsāy- آسودن, آساى zdinlenmek, istirahat etmek +ā(n)

eser

Ar aṯar أثر z [#As̠r faˁal ] 1. ayak izi, iz, 2. sanat eseri Ar aṯara أثر zaktardı