eritrosit

erin|mek

<< ETü irin- tiksinmek, üşenmek ETü ir- nefret etmek, yalnız kalmak +In-

erinç

<< ETü érinç kıvanç, mutluluk ETü ér- +(In)ç

eristik

Fr eristique çatışma veya münazara sanatı EYun eristikḗ ἐριστική za.a. EYun erízō ἐρίζειν zkavga etmek, çatışmak +istik° EYun éris ἔρις zkavga

erişte

Fa rişta رشته z [pp.] ip, iplik, şerit Fa/OFa riştan, rēş- رشتن, ريش zeğirmek, bükmek +a ≈ Ave *rēş- a.a.

eritr(o)+

Fr/İng erythro+ [bileşik adlarda] kırmızı EYun erythrós ερυθρός zkırmızı << HAvr *h₁rudʰ-ró-s (*erudʰ-ró-s) HAvr *h₁rewdʰ- (*erewdʰ-) a.a.

eritrosit

[ Milliyet - gazete, 1958]
Kırmızı kürecikler yani al yuvarlar (eritrositler), beyaz kürecikler yani ak yuvarlar

Fr erythrocyte kırmızı kan hücresi, alyuvar § EYun erythrós ερυθρός zkırmızı EYun kýtos κύτος zhücre


13.01.2015
eriyik

TTü eri- +Uk

erk

ETü erk güç, kuvvet, otorite, nüfuz ETü er- olmak, yetişmek +Uk

erkân

Ar arkān أركان z [#rkn afˁāl çoğ.] direkler, destekler, prensipler, usuller Ar rukn ركن z [t.] direk, destek, sütun

erkeç

<< ETü erkeç erkek keçi ≈? ETü érk üç yaşını aşmış koç

erkek

<< ETü érkek hayvan ve insanın eril cinsi (≈? ETü érk üç yaşına gelen koç ) ETü ér- olmak, tam ve bütün olmak, yetişmek +Ak