erinç

erik

<< ETü erük yemiş, çekirdekli meyvelerin genel adı ETü er- olmak +Uk

erika

İng/Lat erica funda bitkisi EYun ereíkē ἐρείκη za.a.

eril

TTü er +Il

erim

TTü er- olmak, erişmek +Im

erin|mek

<< ETü irin- tiksinmek, üşenmek ETü ir- nefret etmek, yalnız kalmak +In-

erinç

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
érinç: al-tanaˁˁum wa'l-taḳallub fi'l-niˁma [nimetlenme ve nimetten ötürü sevinme]

<< ETü érinç kıvanç, mutluluk ETü ér- +(In)ç

Not: ETü irin-/érin- "nefret etmek, üşenmek" fiiliyle anlam bağı kurulamaz.


02.10.2017
eristik

Fr eristique çatışma veya münazara sanatı EYun eristikḗ ἐριστική za.a. EYun erízō ἐρίζειν zkavga etmek, çatışmak +istik° EYun éris ἔρις zkavga

erişte

Fa rişte رشته z [pp.] ip, iplik, şerit Fa/OFa riştan, rēş- رشتن, ريش zeğirmek, bükmek +a ≈ Ave *rēş- a.a.

eritr(o)+

Fr/İng erythro+ [bileşik adlarda] kırmızı EYun erythrós ερυθρός zkırmızı << HAvr *h₁rudʰ-ró-s (*erudʰ-ró-s) HAvr *h₁rewdʰ- (*erewdʰ-) a.a.

eritrosit

Fr erythrocyte kırmızı kan hücresi, alyuvar § EYun erythrós ερυθρός zkırmızı EYun kýtos κύτος zhücre

eriyik

TTü eri- +Uk