erim

erguvan

Fa/OFa argavān أرگوان zkızılımsı mor çiçekler açan bir ağaç, kızılımsı mor renk Aram ˀargwānā ארגונא za.a. Akad argamannu erguvan rengi, kızıl mor

eri|mek

<< ETü erü- (yağ veya buz) erimek

erik

<< ETü erük yemiş, çekirdekli meyvelerin genel adı ETü er- olmak +Uk

erika

İng/Lat erica funda bitkisi EYun ereíkē ἐρείκη za.a.

eril

TTü er +Il

erim

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
Erim: erecek mesafe, varış, vusul. Göz erimi: meddi-i basar.

TTü er- olmak, erişmek +Im

 er-


29.12.2013
erin|mek

<< ETü irin- tiksinmek, üşenmek ETü ir- nefret etmek, yalnız kalmak +In-

erinç

<< ETü érinç kıvanç, mutluluk ETü ér- +(In)ç

eristik

Fr eristique çatışma veya münazara sanatı EYun eristikḗ ἐριστική za.a. EYun erízō ἐρίζειν zkavga etmek, çatışmak +istik° EYun éris ἔρις zkavga

erişte

Fa rişte رشته z [pp.] ip, iplik, şerit Fa/OFa riştan, rēş- رشتن, ريش zeğirmek, bükmek +a ≈ Ave *rēş- a.a.

eritr(o)+

Fr/İng erythro+ [bileşik adlarda] kırmızı EYun erythrós ερυθρός zkırmızı << HAvr *h₁rudʰ-ró-s (*erudʰ-ró-s) HAvr *h₁rewdʰ- (*erewdʰ-) a.a.