erik

ergi|mek

≈ ETü ergür- eritmek ETü erü- erimek +(g)Ur-

ergin

TTü ér- olmak, olgunlaşmak +gIn

ergonomi

İng ergonomy/ergonomics işyerinde çalışma koşullarını inceleyen uzmanlık (İlk kullanım: 1949 K. F. H. Murrell, İng. araştırmacı.) EYun érgon έργον ziş, çalışma

erguvan

Fa/OFa argavān أرگوان zkızılımsı mor çiçekler açan bir ağaç, kızılımsı mor renk Aram ˀargwānā ארגונא za.a. Akad argamannu erguvan rengi, kızıl mor

eri|mek

<< ETü erü- (yağ veya buz) erimek

erik

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
erük [[şeftali, kayısı, erik gibi meyveleri anlatmak için kullanılan genel bir deyim. Böylece 'tülüg erük' (tüylü erik, şeftali), 'sarıġ erük' (kayısı), 'kara erük' (erik).]] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
soseyna [erik] - Fa: alu - Tr: erik

<< ETü erük yemiş, çekirdekli meyvelerin genel adı ETü er- olmak +Uk

 er-

Benzer sözcükler: can eriği

Bu maddeye gönderenler: alıç (şeftali, zerdali)


02.03.2015
erika

İng/Lat erica funda bitkisi EYun ereíkē ἐρείκη za.a.

eril

TTü er +Il

erim

TTü er- olmak, erişmek +Im

erin|mek

<< ETü irin- tiksinmek, üşenmek ETü ir- nefret etmek, yalnız kalmak +In-

erinç

<< ETü érinç kıvanç, mutluluk ETü ér- +(In)ç