erişte

eril

TTü er +Il

erim

TTü er- olmak, erişmek +Im

erin|mek

<< ETü irin- tiksinmek, üşenmek ETü ir- nefret etmek, yalnız kalmak +In-

erinç

<< ETü érinç kıvanç, mutluluk ETü ér- +(In)ç

eristik

Fr eristique çatışma veya münazara sanatı EYun eristikḗ ἐριστική za.a. EYun erízō ἐρίζειν zkavga etmek, çatışmak +istik° EYun éris ἔρις zkavga

erişte

rişte "şerit şeklinde hamur yemeği" [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
dāne vü zerde pirinc ü şorba / kalye boranī vür rişte zirbā [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
issi ve ter yimeklerden rişte gibi ve tutmaç bigi [ Meninski, Thesaurus, 1680]
rişte, rariùs reşte, pro erişte

Fa rişte رشته z [pp.] ip, iplik, şerit Fa/OFa riştan, rēş- رشتن, ريش zeğirmek, bükmek +a ≈ Ave *rēş- a.a.

Bu maddeye gönderenler: ibrişim (barçın)


14.11.2019
eritr(o)+

Fr/İng erythro+ [bileşik adlarda] kırmızı EYun erythrós ερυθρός zkırmızı << HAvr *h₁rudʰ-ró-s (*erudʰ-ró-s) HAvr *h₁rewdʰ- (*erewdʰ-) a.a.

eritrosit

Fr erythrocyte kırmızı kan hücresi, alyuvar § EYun erythrós ερυθρός zkırmızı EYun kýtos κύτος zhücre

eriyik

TTü eri- +Uk

erk

ETü erk güç, kuvvet, otorite, nüfuz ≈ Moğ erke a.a.

erkân

Ar arkān أركان z [#rkn afˁāl çoğ.] direkler, destekler, prensipler, usuller Ar rukn ركن z [t.] direk, destek, sütun