ergen

eren

<< ETü eren [çoğ.] adamlar, erler ETü er +An2

erendiz

<< ETü eren tüz Terazi takımyıldızı, Jüpiter gezegeni

erg

Fr/İng erg fizikte iş birimi (İlk kullanım: 1873 Brit. Assoc. Adv. Sci.) EYun érgon έργον z

erg(o)+

Fr/İng erg(o)+ [bileşik adlarda] iş, çalışma EYun érgon έργον zEYun érgō έργω zçalışmak << HAvr *werǵ- çalışmak

erganun

Ar arġanūn/arḳanūn أرغنون zbir çalgı, org EYun órganon όργανον za.a.

ergen

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
erŋen er: bekâr erkek TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ergen: Caelebs, innuptus [bekâr, evlenmemiş erkek]. TTü: ergenlik [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ergenlik: uçuk ve siğilce. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ergen: sinn-i büluğa erip de henüz evlenmemiş

<< ETü erŋgen bekâr erkek <? ETü er- olmak, ulaşmak +(g)An

 er-

Not: "Büluğa ermiş" olarak anlamlandırmak cazip olmakla beraber, eski kaynaklarda baskın olan "bekâr erkek" anlamını ve /n/ ara sesini açıklamak gerekir. Yun ergénis εργένης "bekâr" Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: ergenlik


26.11.2019
ergi|mek

≈ ETü ergür- eritmek ETü erü- erimek +(g)Ur-

ergin

TTü ér- olmak, olgunlaşmak +gIn

ergonomi

İng ergonomy/ergonomics işyerinde çalışma koşullarını inceleyen uzmanlık (İlk kullanım: 1949 K. F. H. Murrell, İng. araştırmacı.) EYun érgon έργον ziş, çalışma

erguvan

Fa/OFa argavān أرگوان zkızılımsı mor çiçekler açan bir ağaç, kızılımsı mor renk Aram ˀargwānā ארגונא za.a. Akad argamannu erguvan rengi, kızıl mor

eri|mek

<< ETü erü- (yağ veya buz) erimek