epsem

epizot

Fr épisode tiyatroda iki perde arasında oynananan kısa oyun [esk.], oyunda kısa bölüm, sahne EYun epeisódion επεισόδιον zaraya giren şey EYun epi+ eísodos είσοδος zgiriş +ion EYun eis+ ʰodós ὁδός zyol

epoksi

İng epoxy 1. kimyada bir tür bileşik, 2. epoksit reçine, bir tür boya ve yapıştırıcı İng epi+ oxygen oksijen

epope

Fr épopée destan EYun epopoiía εποποιία zdestan şairi gibi okuma § EYun épos έπος zdestan EYun poiós ποιός zinşa eden, şiir söyleyen +ia

epos

EYun épos έπος zsöz, anlatı, destan << AYun wepos (Kaynak: Frisk sf. 1:545.)<< HAvr *wékʷ-o-s a.a. HAvr *wekʷ- söylemek

epri|mek

<< ETü opra- (giysi) eskimek, aşınmak, (deri) büzüşmek

epsem

TTü: [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
çün saŋa eydeler 'Taŋrı'yı sever misin?' ebsem olgil. Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
epsim: tranquille, silencieux

<< OTü epsem suskun, sessiz ?

Not: Yapıca Arapça bir sıfatı andırsa da Arapça eşdeğer sözcük bulunamadı.


01.07.2015
epsilon

EYun épsilon έψιλον zYunan alfabesinin beşinci harfi, kısa E EYun psilós ψιλός zkısa

er

<< ETü er adam, kişi

er|mek

<< TTü ér- olgunlaşmak, yetişmek ≈ ETü er- olmak

er2

≈ ETü ir-

eradikasyon

Fr éradication kökünü kazıma Lat eradicatio a.a. Lat eradicare [den.] köklemek, kökünü kazımak +()tion Lat e(x)+ radix kök