epizot

epilepsi

Fr epilepsie sara hastalığı Lat epilepsia a.a. EYun epilepsía επιλεψία za.a. EYun epilambánō επιλαμβάνω, επιλεπ- ztutulmak, kriz gelmek +ia EYun epi+ lambánō, lep- λαμβάνω, λεπ- zalmak, tutmak

epilog

Fr épilogue son söz EYun epílogos επίλογος za.a. EYun epi+ lógos λόγος zsöz

epistemoloji

Fr épistemologie bilginin anlam ve özelliklerini inceleyen felsefe dalı EYun epistēmē επιστήμη zzihinsel hakimiyet, bilgi EYun epístāmai επίσταμαι zbir şeye veya konuya hakim olmak, bilmek EYun epi+ ʰístēmi, stā- ἵστημι, στα- zdurmak

epitel

Fr epithélium 1. meme başı dokusu, 2. iç organları ve ağız iç yüzeyini örten doku, zar EYun epithḗlion επιθήλιον zmeme başı üstü EYun epi+ thḗlē θήλη zmeme başı +ion ≈ EYun tháō θάω zsüt emmek

epitet

Fr epithète İng epithet lakap, biyolojik taksonomide tür belirten ad EYun epítheton ἐπίθετον z [n.] lakap EYun epíthetos ἐπίθετος z [pp.] üstüne-konan EYun epi+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak +t°

epizot

[ Milliyet - gazete, 1959]
kemanın başlayacağı 30 uncu ölçüye kadar orkestra episodu sarsak bir sarhoş yürüyüşü halini alıverdi.

Fr épisode tiyatroda iki perde arasında oynananan kısa oyun [esk.], oyunda kısa bölüm, sahne EYun epeisódion επεισόδιον zaraya giren şey EYun epi+ eísodos είσοδος zgiriş +ion EYun eis+ ʰodós ὁδός zyol

 od(o)+

Benzer sözcükler: epizodik


05.12.2015
epoksi

İng epoxy 1. kimyada bir tür bileşik, 2. epoksit reçine, bir tür boya ve yapıştırıcı İng epi+ oxygen oksijen

epope

Fr épopée destan EYun epopoiía εποποιία zdestan şairi gibi okuma § EYun épos έπος zdestan EYun poiós ποιός zinşa eden, şiir söyleyen +ia

epos

EYun épos έπος zsöz, anlatı, destan << AYun wepos (Kaynak: Frisk sf. 1:545.)<< HAvr *wékʷ-o-s a.a. HAvr *wekʷ- söylemek

epri|mek

<< ETü opra- (giysi) eskimek, aşınmak, (deri) büzüşmek

epsem

<< OTü epsem suskun, sessiz ?