epikriz

epidural

İng epidural beyin veya omuriliğin dış zarını etkileyen § EYun épi- üstü, üzeri OLat dura mater «sert kütük», beyin ve omuriliğin dış zarı +al° (Lat durus sert, pek )

epifani

Fr épiphanie İng epiphany 1. İsa'nın üç krallara görünmesi hadisesi ve bu hadiseyi kutlayan yortu, 6 Ocak, 2. manevi aydınlanma EYun epiphaneia επιφανεία zzuhur, aydınlanma, özellikle bir tanrının insanlara görünmesi EYun epiphaínō επιφαίνω zbirden görünme, aydınlanma, zuhur etme +ia EYun epi+ phaínō φαίνω zışımak, aydınlanmak

epigrafi

Fr épigraphie yazıtlara ilişkin uzmanlık dalı EYun epigraphḗ επιγραφή zson-yazı, mezar yazıtı

epigram

Fr épigramme mezar veya anıt yazıtı, kısa ve özlü manzume EYun epígramma ἐπίγραµµα zyazıt EYun epigráphō ἐπιγράϕω züzerine-yazmak +ma(t) EYun epi+ gráphō γράϕω zyazmak

epik

Fr épique destansı, destan tarzında EYun epikós επικός z EYun épos έπος zdestan +ik°

epikriz

[ Milliyet - gazete, 1987]
Klinikteki teşhisin bir epikriz olduğunu, rapor olmadığını, kliniğin başkanı olduğu için belgeyi imzaladığını

Alm Epikrise «ard-değerlendirme», tıpta hastalığın seyrine dair rapor § EYun épi έπι zart, peş (edat) EYun krísis κρίσις zyargı, hüküm EYun krínō κρίνω zayırmak, yargılamak +sis

 kriz

Not: Kriz burada "buhran" değil, Yunanca sözcüğün orijinal anlamıyla "hüküm, yargı" anlamındadır. • Yaygın kanıya (ve TDK sözlüğüne) karşın, Fransızcada bu anlamda épicrise sözcüğü mevcut değildir; ancak marjinal olarak "kriz sonrası belirtiler" anlamında kullanılır.


13.03.2018
epilasyon

Fr épilation kıl aldırma işlemi Fr épiler kıl aldırmak +()tion Lat e(x)+ pilus kıl

epilepsi

Fr epilepsie sara hastalığı Lat epilepsia a.a. EYun epilepsía επιλεψία za.a. EYun epilambánō επιλαμβάνω, επιλεπ- ztutulmak, kriz gelmek +ia EYun epi+ lambánō, lep- λαμβάνω, λεπ- zalmak, tutmak

epilog

Fr épilogue son söz EYun epílogos επίλογος za.a. EYun epi+ lógos λόγος zsöz

epistemoloji

Fr épistemologie bilginin anlam ve özelliklerini inceleyen felsefe dalı EYun epistēmē επιστήμη zzihinsel hakimiyet, bilgi EYun epístāmai επίσταμαι zbir şeye veya konuya hakim olmak, bilmek EYun epi+ ʰístēmi, stā- ἵστημι, στα- zdurmak

epitel

Fr epithélium 1. meme başı dokusu, 2. iç organları ve ağız iç yüzeyini örten doku, zar EYun epithḗlion επιθήλιον zmeme başı üstü EYun epi+ thḗlē θήλη zmeme başı +ion ≈ EYun tháō θάω zsüt emmek