enlem

enişte

~? Fa anguşte أنگشته zzengin çiftçi, kodaman <? Fa anguşt أنگشت zparmak

enjeksiyon

Fr injection zerketme Lat iniicere «içine atmak», zerketmek +()tion Lat in+1 iacere, iact- atmak

enkarnasyon

Fr incarnation vücut bulma, ete bürünme Lat incarnatio [den.] a.a. Lat in+1 caro, carn- et +()tion

enkaz

Ar anḳāḍ أنقاض z [#nḳḍ afˁāl çoğ.] yıkıntılar, harabat Ar nuḳḍ نقض z [t.] yıkım, yıkıntı

enklav

Fr/İng enclave [dev.] bir ülkenin diğer ülke sınırları içinde kalan bölümü Fr enclaver kapatmak, içeride kilitlemek << OLat inclavare a.a. Lat clavis kilit

enlem

YTü: "Fr latitude karşılığı" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
enlem: Yeryüzünde herhangi bir noktanın çekül doğrultusuyla ekvator düzlemi arasındaki açı.

TTü *enle- +Im

 en2

Not: Enlemesine deyiminden keyfi bir operasyonla türetildiği varsayılabilir. Enle-mek fiili mevcut değildir.


03.02.2015
enmüzeç

Ar unmūḏac انموذج znümune, örnek OFa nmūdag a.a. OFa nmūdan göstermek

enoloji

İng oenology Fr oenologie şarap uzmanlığı EYun oînos οῖνος züzüm, şarap

enosis

Yun enōsis ενώσις zbirlik, birleşme Yun éna ένα zbir +sis << EYun eîs, ʰén a.a. << HAvr *ói̯-no-s a.a.

ensar

Ar anṣār أنصار z [#nṣr afˁāl çoğ.] yardımcılar, izleyiciler, özellikle Hz. Muhammed'e Medine'de yardımcı olanlar Ar nāṣir ناصر z [fāˁil t.] yardımcı Ar naṣara نصر zyardım etti

ense

<< OTü eŋse boynun arka tarafı