enklav

enikonu

<< TTü enüp konup inerek ve durarak

enişte

~? Fa anguşte أنگشته zzengin çiftçi, kodaman <? Fa anguşt أنگشت zparmak

enjeksiyon

Fr injection zerketme Lat iniicere «içine atmak», zerketmek +(t)ion Lat in+1 iacere, iact- atmak

enkarnasyon

Fr incarnation vücut bulma, ete bürünme Lat incarnatio [den.] a.a. Lat in+1 caro, carn- et +(t)ion

enkaz

Ar anḳāḍ أنقاض z [#nḳḍ afˁāl çoğ.] yıkıntılar, harabat Ar nuḳḍ نقض z [t.] yıkım, yıkıntı

enklav

[ Cumhuriyet - gazete, 1975]
Karpas bumunun doğu kesimi Rum Enklav bölgesi olmalı.

Fr/İng enclave [dev.] bir ülkenin diğer ülke sınırları içinde kalan bölümü Fr enclaver kapatmak, içeride kilitlemek << OLat inclavare a.a. Lat clavis kilit

 kle

Not: Fransızca telaffuza uygun anklav biçimi de kullanılır.

Benzer sözcükler: anklav, eksklav


01.02.2018
enlem

TTü *enle- +Im

enmüzeç

Ar unmūḏac انموذج znümune, örnek OFa nmūdag a.a. OFa nmūdan göstermek

enoloji

İng oenology Fr oenologie şarap uzmanlığı EYun oînos οῖνος züzüm, şarap

enosis

Yun enōsis ενώσις zbirlik, birleşme Yun éna ένα zbir +sis << EYun eîs, ʰén a.a. << HAvr *ói̯-no-s a.a.

ensar

Ar anṣār أنصار z [#nṣr afˁāl çoğ.] yardımcılar, izleyiciler, özellikle Hz. Muhammed'e Medine'de yardımcı olanlar Ar nāṣir ناصر z [fāˁil t.] yardımcı Ar naṣara نصر zyardım etti