enişte

enginar

Yun ankinára αγκινάρα zenginar, cynara scolymus << EYun kinára/kynára κινάρα/κυνάρα zyaban enginarı, cynara cardunculus ≈ Fa kangar a.a.

+engiz

Fa angīz أنگيز zharekete getiren, tahrik eden, uyandıran, koparan Fa angīχtan, angīz- أنگيختن, أنگيز zsallamak, depretmek, tahrik etmek << OFa han-vēχtan a.a. ≈ Ave hem+ vaeg-, vaeç- sallanmak, sarkmak

engizisyon

Fr inquisition 1. soruşturma, 2. Katolik kilisesinde soruşturma kurumu Lat inquisitio a.a. Lat inquirere soruşturmak, sorgulamak +()tion Lat in+1 quaerere, quaest- sormak

enik

<< ETü enük hayvan yavrusu ETü en- inmek +Uk

enikonu

<< TTü enüp konup inerek ve durarak

enişte

Çağ: "kız kardeşin kocası" [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
enişte: mari de la soeur, beau-frère TTü: [ Artin Hindoğlu, Hazine-i Lugat, 1838]
énichté: beau -frère, (celui qui a épousé ma soeur, ou tante)

~? Fa anguşte أنگشته zzengin çiftçi, kodaman <? Fa anguşt أنگشت zparmak

Not: Farsça sözcükle ilişkisi anlam bakımından açıklanmaya muhtaçtır.


14.11.2019
enjeksiyon

Fr injection zerketme Lat iniicere «içine atmak», zerketmek +()tion Lat in+1 iacere, iact- atmak

enkarnasyon

Fr incarnation vücut bulma, ete bürünme Lat incarnatio [den.] a.a. Lat in+1 caro, carn- et +()tion

enkaz

Ar anḳāḍ أنقاض z [#nḳḍ afˁāl çoğ.] yıkıntılar, harabat Ar nuḳḍ نقض z [t.] yıkım, yıkıntı

enklav

Fr/İng enclave [dev.] bir ülkenin diğer ülke sınırları içinde kalan bölümü Fr enclaver kapatmak, içeride kilitlemek << OLat inclavare a.a. Lat clavis kilit

enlem

TTü *enle- +Im