enginar

enfüsi

Ar anfus أنفُس z [#nfs çoğ.] nefsler Ar nafs [t.] benlik, özne

engebe

Yun engopi εγγοπή zkırık, yarık << EYun enkopḗ εγκοπή za.a. EYun en+ kóptō κόπτω zkesmek, kırmak (Kaynak: LS sf. 473)

engel

<? TTü en gel- أنگل zyoluna çıkmak, mani olmak

engerek

Yun enχeláki εγχελάκι z [küç.] yılancık EYun énχelys έγχελυς zyılan balığı, yılan HAvr *h₂engʷʰ- (*engʷʰ-) a.a.

engin

TTü en- inmek, alçalmak, çukur olmak +gIn

enginar

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
enghinára & agghinára: charciofo [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
Bustani kısmı enginar dedikleri sebzedir, anginares muhaffefidir ki Rumîdir. Araplar buna herşef derler.

Yun ankinára αγκινάρα zenginar, cynara scolymus << EYun kinára/kynára κινάρα/κυνάρα zyaban enginarı, cynara cardunculus ≈ Fa kangar a.a.

Not: Yunanca sözcük geç Helenistik dönemde yabancı bir dilden alınmıştır. Chant sf. 1.532. Farsça kangar "kenger, yaban enginarı" eş kökenlidir.

Bu maddeye gönderenler: kenger


16.06.2019
+engiz

Fa angīz أنگيز zharekete getiren, tahrik eden, uyandıran, koparan Fa angīχtan, angīz- أنگيختن, أنگيز zsallamak, depretmek, tahrik etmek << OFa han-vēχtan a.a. ≈ Ave hem+ vaeg-, vaeç- sallanmak, sarkmak

engizisyon

Fr inquisition 1. soruşturma, 2. Katolik kilisesinde soruşturma kurumu Lat inquisitio a.a. Lat inquirere soruşturmak, sorgulamak +()tion Lat in+1 quaerere, quaest- sormak

enik

<< ETü enük hayvan yavrusu ETü en- inmek +Uk

enikonu

<< TTü enüp konup inerek ve durarak

enişte

~? Fa anguşte أنگشته zzengin çiftçi, kodaman <? Fa anguşt أنگشت zparmak