engel

enformasyon

Fr information haberdar olma veya etme, haber, bilgi Lat informatio a.a. Lat informare zihninde canlandırmak, haberdar olmak +()tion Lat in+1 formare biçimlendirmek

enformel

Fr informel biçim şartlarına uymayan, gayrıresmi Fr in+2 formel

enfraruj

Fr infrarouge kırmızı-altı, kızıl-ötesi

enfüsi

Ar anfus أنفُس z [#nfs çoğ.] nefsler Ar nafs [t.] benlik, özne

engebe

Yun engopi εγγοπή zkırık, yarık << EYun enkopḗ εγκοπή za.a. EYun en+ kóptō κόπτω zkesmek, kırmak (Kaynak: LS sf. 473)

engel

"rakip, hasım, mania" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
gül çengelsiz, muhabbet engelsiz olmaz [atasözü] engelli "manialı koşu" [ Milliyet - gazete, 1950]
Doğan Acarbay 400 metre engellide 54-6 ile ikinci oldu engelli "... sakatlığı olan" [ Milliyet - gazete, 1982]
işitme engelli çocukların yetiştirilmesinde en geçerli ve yararlı yöntemlerden biri

<? TTü en gel- أنگل zyoluna çıkmak, mani olmak

 en2, gel-

Not: Fa engel (düğme, ilik) sözcüğüyle ilişkilendirilemez. en sözcüğünün buradaki anlamı Ar ˁarḍ (1. yatay olma, 2. yolunu kesme, önüne çıkma) ile paraleldir. Karş. arıza.

Benzer sözcükler: engellemek, engellenmek, engelletmek, engelli, engelsiz


18.09.2014
engerek

Yun enχeláki εγχελάκι z [küç.] yılancık EYun énχelys έγχελυς zyılan balığı, yılan HAvr *h₂engʷʰ- (*engʷʰ-) a.a.

engin

TTü en- inmek, alçalmak, çukur olmak +gIn

enginar

Yun ankinára αγκινάρα zenginar, cynara scolymus << EYun kinára/kynára κινάρα/κυνάρα zyaban enginarı, cynara cardunculus ≈ Fa kangar a.a.

+engiz

Fa angīz أنگيز zharekete getiren, tahrik eden, uyandıran, koparan Fa angīχtan, angīz- أنگيختن, أنگيز zsallamak, depretmek, tahrik etmek << OFa han-vēχtan a.a. ≈ Ave hem+ vaeg-, vaeç- sallanmak, sarkmak

engizisyon

Fr inquisition 1. soruşturma, 2. Katolik kilisesinde soruşturma kurumu Lat inquisitio a.a. Lat inquirere soruşturmak, sorgulamak +()tion Lat in+1 quaerere, quaest- sormak