endogami

endemik

İng endemic bir ırka veya hayvan türüne veya bir bölgeye özgü olan (hastalık) EYun endēmikós ενδημικός zyerli EYun endēméō ενδημέω zbir yerin yerlisi olma +ik° EYun en+ dêmos δῆμος z1. ilçe, memleket, 2. bir yerin halkı

ender

Ar andar أندر z [#ndr afˁal kıy.] daha nadir, en nadir Ar nādir نادر z

enderun

Fa/OFa andarūn أندرون zbir şeyin içi, iç taraf (ad) § Fa/OFa andar أندر ziç (edat) << EFa antara a.a. << HAvr *h₁én-tero-s (*én-tero-s) daha iç (komparatif) HAvr *h₁én (*én)

endikasyon

Fr indication 1. işaret etme, belirtme, belirti, 2. tıpta reçete yazma Lat indicare parmağıyla göstermek, işaret etmek, belirtmek +()tion ≈ Lat index, indic- işaret parmağı

endişe

Fa andīşe أنديشه zdüşünce << OFa hantēşak/hantēşişn a.a. OFa hantēşītan düşünmek +a

endogami

[ Ziya Gökalp, 1917]

Fr endogamie aile veya aşiret içi evlilik § EYun éndon ένδον zEYun gámos γάμος zevlenme +ia

 end(o)+, +gam


20.08.2017
endokrin

Fr/İng endocrine iç salgılara ilişkin, tıpta hormonların genel adı (İlk kullanım: 1909) § EYun éndon ένδον zEYun krínō κρίνω zayırmak, salgılamak

endorfin

İng endorphin beyinde oluşan ve yapıca morfine benzeyen kimyasal madde (İlk kullanım: 1974 Eric Simon, Amer. kimyacı.) § İng endogenous içeride üreyen İng morphine morfin

endoskop

Fr endoscope iç organları gözleme aygıtı § EYun éndon ένδον zEYun skopéō σκοπέω zgözlemek

endurans

Fr/İng endurance dayanıklılık Fr endurer dayanmak, pekişmek +entia << Lat indurare [den.] a.a. Lat in+1 durus pek, sağlam

endüksiyon

Fr induction çıkarsama, tümevarım Lat inductio Lat inducere sevketmek, -e götürmek, yol açmak +()tion Lat in+1 ducere, duct- sevketmek