enderun

endam

Fa andām أندام z1. eklem, uzuv, kol ve bacak, 2. (mec.) boy-pos, bedenin bütünü << OFa handām eklem, uzuv ≈ Ave han-dāma bir araya koyma, kompozisyon, artikülasyon Ave ham+ *dāma koyma, katma, yapma << HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

endaze

Fa andāze أندازه z1. ölçü, oran, 2. bir adımlık uzunluk ölçüsü << OFa handāçag ölçü OFa handāχtan, handāç- 1. bir araya getirmek, kıyaslamak, 2. ölçmek +a

endeks

Fr/İng index gösterge, cetvel, dizin Lat index, indic- işaret parmağı Lat in+1 *dex, dig- parmak

endemik

İng endemic bir ırka veya hayvan türüne veya bir bölgeye özgü olan (hastalık) EYun endēmikós ενδημικός zyerli EYun endēméō ενδημέω zbir yerin yerlisi olma +ik° EYun en+ dêmos δῆμος z1. ilçe, memleket, 2. bir yerin halkı

ender

Ar andar أندر z [#ndr afˁal kıy.] daha nadir, en nadir Ar nādir نادر z

enderun

"1. iç taraf, 2. Osmanlı sarayının iç avlusu" [ <1500]

Fa/OFa andarūn أندرون zbir şeyin içi, iç taraf (ad) § Fa/OFa andar أندر ziç (edat) << EFa antara a.a. << HAvr *h₁én-tero-s (*én-tero-s) daha iç (komparatif) HAvr *h₁én (*én)

 inter+

Not: HAvr *en-tero kıyas halinden Lat inter "iç, ara", intrare "içeri girmek", EYun énteron "bağır", Fa andar ve andarūn, İng inner. Kökün abartı halinden Lat intimus "en içte olan".


05.10.2017
endikasyon

Fr indication 1. işaret etme, belirtme, belirti, 2. tıpta reçete yazma Lat indicare parmağıyla göstermek, işaret etmek, belirtmek +()tion ≈ Lat index, indic- işaret parmağı

endişe

Fa andīşe أنديشه zdüşünce << OFa hantēşak/hantēşişn a.a. OFa hantēşītan düşünmek +a

endogami

Fr endogamie aile veya aşiret içi evlilik § EYun éndon ένδον zEYun gámos γάμος zevlenme +ia

endokrin

Fr/İng endocrine iç salgılara ilişkin, tıpta hormonların genel adı (İlk kullanım: 1909) § EYun éndon ένδον zEYun krínō κρίνω zayırmak, salgılamak

endorfin

İng endorphin beyinde oluşan ve yapıca morfine benzeyen kimyasal madde (İlk kullanım: 1974 Eric Simon, Amer. kimyacı.) § İng endogenous içeride üreyen İng morphine morfin