ender

end(o)+

Fr/İng endo+ [bileşik adlarda] iç, içerisi EYun éndon ένδον zbir şeyin içi (ad) << HAvr *h₁en-do-m (*h₁en-do-m) HAvr *h₁én (*én) iç (edat)

endam

Fa andām أندام z1. eklem, uzuv, kol ve bacak, 2. (mec.) boy-pos, bedenin bütünü << OFa handām eklem, uzuv ≈ Ave han-dāma bir araya koyma, kompozisyon, artikülasyon Ave ham+ *dāma koyma, katma, yapma << HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

endaze

Fa andāze أندازه z1. ölçü, oran, 2. bir adımlık uzunluk ölçüsü << OFa handāçag ölçü OFa handāχtan, handāç- 1. bir araya getirmek, kıyaslamak, 2. ölçmek +a

endeks

Fr/İng index gösterge, cetvel, dizin Lat index, indic- işaret parmağı Lat in+1 *dex, dig- parmak

endemik

İng endemic bir ırka veya hayvan türüne veya bir bölgeye özgü olan (hastalık) EYun endēmikós ενδημικός zyerli EYun endēméō ενδημέω zbir yerin yerlisi olma +ik° EYun en+ dêmos δῆμος z1. ilçe, memleket, 2. bir yerin halkı

ender

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ender: Ziyade nādir.

Ar andar أندر z [#ndr afˁal kıy.] daha nadir, en nadir Ar nādir نادر z

 nadir


26.06.2015
enderun

Fa/OFa andarūn أندرون zbir şeyin içi, iç taraf (ad) § Fa/OFa andar أندر ziç (edat) << EFa antara a.a. << HAvr *h₁én-tero-s (*én-tero-s) daha iç (komparatif) HAvr *h₁én (*én)

endikasyon

Fr indication 1. işaret etme, belirtme, belirti, 2. tıpta reçete yazma Lat indicare parmağıyla göstermek, işaret etmek, belirtmek +()tion ≈ Lat index, indic- işaret parmağı

endişe

Fa andīşe أنديشه zdüşünce << OFa hantēşak/hantēşişn a.a. OFa hantēşītan düşünmek +a

endogami

Fr endogamie aile veya aşiret içi evlilik § EYun éndon ένδον zEYun gámos γάμος zevlenme +ia

endokrin

Fr/İng endocrine iç salgılara ilişkin, tıpta hormonların genel adı (İlk kullanım: 1909) § EYun éndon ένδον zEYun krínō κρίνω zayırmak, salgılamak